Adana, E-5 üzerinde, TD5, Sulama Kanalı... Sulama kanalı değil; kimyasal atık, plastik atık ve mikroplastik akıyor. Simsiyah akan sulama kanalı... Sanki açık lağım kanalı...
Sulama kanalında Kimyasal Oksijen İhtiyacı (KOİ) çok çok yüksek, kimyasal maddeli (zehir gibi) atık su akıyor. Bölgedeki sulama kanallarının suları ile tarımsal sulama ve üretim yapılmaz. Kullanılırsa toprağın kimyası bozulur ve tarımsal ürünler insan sağlığı ve hayvan sağlığı için riskli hâle gelir. Bölgede sulama kanalları ile sulama yapılan sulardan, topraktan, tarımsal ürünlerden numuneler alınmalı. Başta mikroplastik ve nanoplastik olmak üzere ilgili analizler yapılmalı ve kamuoyu ile paylaşılmalı.
Ayrıca bölgede hangi plastik atık geri dönüşüm tesislerinin kapatıldığı fotoğrafları ile kamuoyu ile paylaşılmalı.
Tarımsal sulamada kullanılacak suyun özelliği Tablo 1'de verilmiştir.
![]()
Tablo 1. Tarımsal sulama suyu ideal kalite sınır değerleri
Şekil 1'de görüldüğü gibi sulama kanalı mikroplastik dolu. Sulama kanalına su verildiğinde veya yağışlı havalarda yağmur suyu sulama kanalından akmaya başladığında kanalda mikroplastik ve nanoplastik atık akmaya başlayacak, tarım arazileri mikroplastikli sularla sulanacak ve Akdeniz sahilleri yeniden mikroplastikler ve nanoplastiklerle dolacaktır.
Türkiye'deki tüm plastik atık tesisleri Tablo 1'de verilen limitleri sağlamalı.
Sulama kanalları mikroplastik dolu
Plastik atık geri dönüşüm tesislerinde kirletici kaynaklar önlenmediği veya atık sular ileri kademe arıtılmadığı sürece sulama kanalları açık kanalizasyon gibi akmaya ve Akdeniz kirlenmeye devam edecektir. Şekil 1'de verilen sularla tarım arazileri sulanamaz (ayrı bir çalışmada detaylar verilecektir).
![]()
Şekil 1. TD5, Sulama Kanalı'nda mikroplastik atık yığınları
İngiltere'de yapılan bir araştırmada plastik atık geri dönüşüm tesislerinde işlenen toplam plastik atığın arıtılmamış atık su ve filtrelenmemiş hava yolu ile yaklaşık yüzde 13 oranında mikroplastik deşarj edildiği ve gelişmiş atık su arıtma-hava filtreleme sistemlerinin kurulması sonucu mikroplastik miktarının yaklaşık yüzde 6'ya düştüğü tespit edilmiştir.
Bu verilere göre ülkemizde sadece ithal plastik atık geri dönüşüm tesislerinde yılda 30 bin ila 60 bin ton arasında oluşan mikroplastikler sulama kanallarını, dereleri ve nehirleri, Akdeniz'i, gölleri ve diğer suları ve havayı kirletilmektedir.
Geri dönüşüm tesisi çalışma ortamında olması gereken hava kalitesi
Almanya'da, endüstriyel faaliyetlerden kaynaklanan hava kirliliği, TA Luft (Technische Anleitung zur Reinhaltung der Luft / Hava Kalitesinin Korunmasına İlişkin Teknik Talimatlar) kapsamında düzenlenmektedir.
Almanya (TRGS 900) ve Birleşik Krallık (EH40) iş sağlığı ve güvenliği mevzuatlarına göre 8 saatlik zaman ağırlıklı ortalama (8-hour TWA) toz maruziyet sınır değerleri karşılaştırması Tablo 2'de verilmiştir.
![]()
*Solunabilir kısım, PM10: Burun ve ağız yoluyla solunan daha büyük parçacıklar.
**Solunabilir kısım, PM2.5: Akciğerlerin gaz değişim bölgesine (alveollere) derinlemesine nüfuz edebilen daha küçük parçacıklar.
Türkiye'deki plastik atık geri dönüşüm tesisleri Tablo 2'de verilen sınır değerlerini sağlamalı.
Plastik atık geri dönüşüm tesislerinde kontrol altına alınması gereken kirleticiler
Ayrıca Avrupa'daki plastik atık geri dönüşüm tesislerinde çalışma ortamında toz arıtma, 2 paralel ihtiyacı karşılamaktadır:
1. Geri dönüştürülmüş malzeme kalitesinin iyileştirilmesi (pul/öğütülmüş malzemeden ince plastik parçacıkların uzaklaştırılması),
2. Hava emisyonlarının ve patlama riskinin kontrol altına alınması (PE, PP, PET vb. malzemelerden kaynaklanan plastik toz yanıcıdır; parçalama egzozunda patlama riski nedeniyle kumaş filtre kullanılamıyorsa üst sınır 10 mg/Nm³).
Ayırma, etiketlerin çıkarılması, parçalama, ezme, yıkama, ekstrüderler, karıştırma, elekler, tromeller, balistik ayırıcılar, taşıma, boşaltma ve paketleme gibi tozların oluştuğu yerlerde mikroplastik ve nanoplastik gibi yoğun toz (PM10, PM2.5 ve PM1 gibi) kirleticilerin birikmesini ve yayılmasını önlemek için güçlü endüstriyel havalandırma davlumbazları veya emme kanalları ile genellikle 20 m/s hızda tozlar emilir, emilen kirli tozlar önce siklonik ayırıcılara verilir.
Siklonlarla kaba plastikler giderildikten sonra küçük, ince boyutlu mikroplastik ve nanoplastikleri tutmak için AirWash ayırma siklonu ve jet torba veya darbeli jet filtreleme ünitesine verilir. İnce tozlar da burada tutulur.
![]()
Şekil 2. Siklon, AirWash ayırma siklonu ve jet torba veya darbeli jet filtreleme sistemi
Çalışma saatlerinde toz arıtma sistemi sürekli çalışmalı. Böylece parçalayıcılar ve optik ayırıcılar gibi makinelerden kirli hava yere çökmeden doğrudan emilmeli ve çalışma ortamı havası sürekli Tablo 2'de verilen standartlara uygun temiz tutulmalı.
Diğer yandan ergitme, ekstrüzyon ve granülasyon aşamalarında (200 ila 300°C sıcaklıkta) açığa çıkan uçucu organik maddeler (VOC) gibi tehlikeli kokuları, tehlikeli gazları ve kimyasal dumanları emmek için moleküler ve gaz fazı filtrasyonu sağlar. Oluşan VOC gibi termal bozulma gazları ve buharları aktif karbon ünitesinde filtre edilmeli.
Polisiklik Aromatik Hidrokarbonlar (PAH'lar) ve Doksitler: Plastiklerin eritilmesi ve toza dönüştürülmesi süreçlerinde, kanserojen riski yüksek olan NaP ve BaA gibi PAH bileşikleri açığa çıkar. Tesis içi PAH konsantrasyonu, tesis sınır dışındaki havaya kıyasla 20 kata kadar daha fazla olabilir.
Toz partikülleri (PM2.5 ve mümkünse PM1), temel uçucu organik bileşiklerin (VOC'ler) ve ilgili durumlarda metallerin veya biyolojik belirteçlerin düzenli olarak çalışma ortamı havasında izlenmeli.
İyi bir çalışma şartlarının düzeni, yerleşmiş tozun tekrar havaya karışması önlenir.
Çalışma ortamı gürültüsü: Granülatör/kırma makineleri sıklıkla 90-100 dB(A) üzerine çıkar; işitme kaybı riski yüksektir. Bu yüzden gürültü azaltımı ile ilgili her türlü önlemler alınmalı.
Yemekhane, soyunma odası, tuvalet-lavabo gibi sosyal üniteler bulunması, eğitim planı uygulanması ve çalışanların sağlık gözetimine tabi tutulması zorunludur.
Tesislerdeki uçucu dumanlara ve yetersiz havalandırmaya karşı sık görülen akut reaksiyonlar
Mikroplastikler ve nanoplastikler, plastik atık geri dönüşüm tesisleri çalışma ortamı havası filtre edilmediği zaman şiddetli baş ağrıları ve mide bulantısına neden olur.
Çalışma saatlerinde toz arıtma sistemi sürekli çalışmalı. Böylece parçalayıcılar ve optik ayırıcılar gibi makinelerden kirli hava yere çökmeden doğrudan emilmeli ve çalışma ortamı havası sürekli Tablo 2'de verilen standartlara uygun temiz tutulmalı.
Diğer yandan ergitme, ekstrüzyon ve granülasyon aşamalarında (200 ila 300°C sıcaklıkta) açığa çıkan uçucu organik maddeler (VOC) gibi tehlikeli kokuları, tehlikeli gazları ve kimyasal dumanları emmek için moleküler ve gaz fazı filtrasyonu sağlar. Oluşan VOC gibi termal bozulma gazları ve buharları aktif karbon ünitesinde filtre edilmeli.
Polisiklik Aromatik Hidrokarbonlar (PAH'lar) ve Doksitler: Plastiklerin eritilmesi ve toza dönüştürülmesi süreçlerinde, kanserojen riski yüksek olan NaP ve BaA gibi PAH bileşikleri açığa çıkar. Tesis içi PAH konsantrasyonu, tesis sınır dışındaki havaya kıyasla 20 kata kadar daha fazla olabilir.
Toz partikülleri (PM2.5 ve mümkünse PM1), temel uçucu organik bileşiklerin (VOC'ler) ve ilgili durumlarda metallerin veya biyolojik belirteçlerin düzenli olarak çalışma ortamı havasında izlenmeli.
İyi bir çalışma şartlarının düzeni, yerleşmiş tozun tekrar havaya karışması önlenir.
Çalışma ortamı gürültüsü: Granülatör/kırma makineleri sıklıkla 90-100 dB(A) üzerine çıkar; işitme kaybı riski yüksektir. Bu yüzden gürültü azaltımı ile ilgili her türlü önlemler alınmalı.
Yemekhane, soyunma odası, tuvalet-lavabo gibi sosyal üniteler bulunması, eğitim planı uygulanması ve çalışanların sağlık gözetimine tabi tutulması zorunludur.
Tesislerdeki uçucu dumanlara ve yetersiz havalandırmaya karşı sık görülen akut reaksiyonlar
Mikroplastikler ve nanoplastikler, plastik atık geri dönüşüm tesisleri çalışma ortamı havası filtre edilmediği zaman şiddetli baş ağrıları ve mide bulantısına neden olur.
Geri dönüşüm tesislerinde elektrik tüketimi
Genel olarak Avrupa'da mekanik geri dönüşüm tesisi, işlenen plastik tonu başına tipik olarak 500-2000+ kWh elektrik tüketir; ekstrüzyonun kendisi ise yaklaşık 200-400 kWh/ton'lık bir elektrik tüketimine sahiptir. Hava işleme ise bu toplamın önemli ancak ikincil bir payını oluşturmaktadır. Yüksek güçlü emme fanları nedeniyle hava filtreleme sistemleri bu elektrik yükünün yaklaşık yüzde 5 ila yüzde 15'ini oluşturur.
İthal plastik atık geri dönüşüm tesislerinin AB normlarında çalışması hâlinde yılda 750 milyon kWh (750,00 MWh) elektrik tüketilir ve ilaveten 864 bin ton (kömür) CO₂-eşd arasında değişen sera gazı emisyonu oluşur.
Çalışma ortam havası iyileştirilmemiş plastik atık geri dönüşüm tesislerinde;
• Çalışma ortamında oluşan kirleticiler solunum yolu ile vücuda girer ve karaciğer, pankreas, böbrek ve beyin gibi organlarda birikebiliyor.
Resim 1'de görülen ortamda insanların sağlıklı ve hijyen şartlarında çalışması mümkün mü?
Duvarlarında Arapça yazılar görülüyor, çalışanların mülteci işçi olmaları kuvvetle muhtemel, bu insanların çalışma izinleri var mı?
Sigortaları, sosyal güvenlikleri tam mı?
Çocuk çalıştırılması yasak
Belgesiz mülteci işçilerin bazıları günde 14 ila 16 saat çalışıyor, fabrikaların içindeki depo dolaplarında yaşıyorlar, akan suya veya tuvalete erişimleri sıfır olduğu iddia ediliyor.
Çalışanlar çocuk mu?
Mevzuatımıza göre çocuk işçi çalıştırılması yasak.
Türkiye'deki plastik atık geri dönüşüm tesislerinde;
• Çalışanların sigortalı olup olmadıkları,
• Çocuk yaştaki insanların çalıştırılıp çalıştırılmadığı,
• Çalışanların günde kaç saat çalıştıkları, nerede barındıkları, nerede yemek yedikleri, yeterli tuvaletlerinin olup olmadığı, temizliklerini nasıl yaptıkları,
• Çalışma ortamlarının iş sağlığına uygun olup olmadığı,
• Çalışanların mülteci olup olmadıkları, tesislerde ölen insan sayısı mutlaka araştırılmalı.
Tarım arazileri, meyve ve sebzeler
Adana, Mersin, Hatay, Kilis, Kocaeli ve benzeri bölgelerde plastik atık geri dönüşüm tesislerinde oluşan mikroplastik ve nanoplastik atıklar çevreyle uyumlu yönetilmediği sürece bölgede üretilen sebze ve meyvelere karışma ihtimali çok yüksektir.
Geri dönüşüm tesislerinde ileri kademe arıtılan atık suların Tablo 1'de verilen sınır değerleri sağlaması şarttır.
Bölgelerdeki sebze ve meyvelerde mikroplastik ve nanoplastik taraması yapılmalı. İnsanların plastikli gıda yemesine izin verilmemelidir.
Solunan mikroplastikler ve nanoplastikler
Ekstrüzyon ve peletleme hatlarına en yakın çalışanlar en yüksek maruziyete maruz kalmaktadır. Belgelenmiş veya bildirilen etkiler şunlardır:
• Solunum yollarında tahriş, öksürük, göğüs sıkışması ve akciğer fonksiyonlarında azalma.
• Baş ağrısı, mide bulantısı, göz ve cilt tahrişi.
• Yüksek kapasitede sadece PP (polimerizasyon) ile çalışan tesislerde heksan/toluen kaynaklı potansiyel kanser dışı riskler.
• Geri dönüşüm işçilerinin karşılaştırma gruplarına göre daha fazla kimyasal madde taşıdığını gösteren bileklik biyomonitörleme çalışmalarıyla doğrulanan, solunan mikroplastikler ve plastikle ilişkili kimyasalların (ftalatlar, alev geciktiriciler, PAH'lar) karışımları hakkındaki yeni endişeler.
Mikroplastikler, boyutları 1 mikrometre (µm) ile 5 mm arasındaki plastik parçacıklardır.
Laboratuvar ve hayvan çalışmaları bu mikroplastiklerin ve nanoplastiklerin oksidatif stres, enflamasyon, insülin direnci ve metabolik bozukluklara yol açabileceğini gösteriyor. Bu değişiklikler tip 2 diyabet riskini artırıyor.
Nanoplastik, boyutları 1 µm'den küçük, genellikle 1 nm - 1 µm arasında parçacıklardır.
Nanoplastikler, solunum yolu ile filtre edilmeden ciğerlere kadar ulaşır.
Nanoplastikler kan-beyin bariyerini geçebilir. Beyinde enflamasyon, glikoz kullanımının bozulması, hafıza ve öğrenme sorunlarına katkıda bulunabiliyor. Alzheimer'ı "Tip 3 diyabet" diye adlandıran bilim adamları var.
Plastik atık geri dönüşüm tesislerinde çalışanlarda mikroplastik ve nanoplastik taraması yapılmalı.
Diğer yandan, kirli plastik atıklardan dolayı Adana ve Mersin bölgesinde sulama kanallarının yakınında plastik atık ve mikroplastik atık tepeleri oluşmuştur
.Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish
Prof. Dr. Mustafa Öztürk 2014-2018 arası Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı, 23. Dönem Hatay Milletvekili @ozturk_mustafa