AYTUNÇ ERKİN / NEFES
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Panel" soruşturması kapsamında, yasa dışı bahis ve nitelikli dolandırıcılık gelirlerini profesyonel finansal yöntemlerle aklayan, milyarlarca liralık hacme sahip devasa bir suç organizasyonu ortaya çıkarıldı.
Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/3778 sayılı dosyası üzerinden yürütülen çalışmalarda, Selahattin Akın Uzun liderliğindeki yapının; yasa dışı bahis, bilişim sistemleri vasıtasıyla dolandırıcılık ve suç gelirlerinin aklanması suçlarını organize bir şekilde işlediği tespit edildi.
Dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde, örgüt üyelerinin "Akın Abi" olarak hitap ettiği Selahattin Akın Uzun'un, organizasyonun nihai karar vericisi olduğu belirlendi,. Örgüt içindeki kâr paylaşım sisteminde yüzde 70 pay aldığı saptanan Uzun'un, finansal hareketleri günlük ve haftalık raporlar halinde denetlediği anlaşıldı,. Örgütün operasyonel süreçlerini ise yöneticiler Serdal Tanak, Burak Çapraz ve Fırat Demir'in yönettiği bilgisine ulaşıldı.
Soruşturma dosyasındaki veriler, örgütün sadece suç işleyen bir yapı değil, aynı zamanda kendi muhasebe sistemi, personel organizasyonu ve finansal denetim mekanizması bulunan profesyonel bir şirket gibi çalıştığını ortaya koydu. MASAK raporlarına yansıyan tespitlere göre, örgütün yıllık işlem hacminin milyarlarca TL seviyesinde olduğu, yalnızca tek bir günlük kâr tablolarında dahi yaklaşık 2 milyon TL net kazanç kaydının bulunduğu belirlendi.
Örgütün, suç gelirlerini aklamak için ekonomik yeterliliği olmayan kişiler adına çok sayıda paravan şirket kurdurduğu ve bu şahıslar üzerinden elektronik para kuruluşu hesapları açtırdığı tespit edildi. "PEP" olarak adlandırılan bu sistemin sürekliliğini sağlamak amacıyla sistem operatörlerine yüksek tutarlı ödemeler yapıldığı ve dijital kayıtlarda bu ödemelerin "finansal bakım gideri" olarak adlandırıldığı görüldü.
Suç gelirlerinin sadece dijital ortamda kalmadığı, Kapalı Çarşı çevresindeki bazı döviz büroları ve kuyumcular aracılığıyla fiziki nakde dönüştürüldüğü anlaşıldı. Emrullah Güven ve Musa Keskin gibi örgüt üyeleri üzerinden yürütülen kurye sistemiyle, milyonlarca liralık nakdin dövize çevrilerek doğrudan örgüt liderine ulaştırıldığı saptandı.
Örgütün Türkiye genelinde birçok yapıya finansal altyapı sağladığı ve bu trafiğin merkezi konumunda olduğu, yazışmalardaki "Türkiye'de ana dağıtıcı benim" ifadeleriyle tescillendi,. Ayrıca, Selahattin Akın Uzun'un KKTC ve Karadağ bağlantılarının bulunduğu, KKTC'yi bir "operasyon merkezi" olarak kullandığı ve dijital verilerde Halil Falyalı çevresiyle yakın ilişki içerisinde olduğuna dair bulgular elde edildi.
Geçmişte uyuşturucu ticareti ve tasarlayarak öldürme gibi ağır suçlardan yargılandığı belirlenen Uzun'un kurduğu yapının, dijital yazışmalardaki "Akın abi ne derse o olur" ifadelerinden de anlaşıldığı üzere; hiyerarşik, baskıcı ve mutlak otoriteye dayalı klasik bir organize suç örgütü karakteri taşıdığı değerlendirildi
Kaynak nefes gazetesi