Menü Adana'dan Gündeme Dair herşey..
Korkut Daban

Korkut Daban

Tarih: 03.10.2026 11:15

AK PARTİ’DE İTİBAR SUİKASTİ

Facebook Twitter Linked-in

AK PARTİ’DE İTİBAR SUİKASTİ

Zaman ilerliyor, devran dönüyor, dünya hızla değişiyor! Ancak güzel ülkemde bir tek şey değişmiyor! Sakın ha bu sözüm üzerine aklınıza “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” ifadesi gelmesin!

Bugün sizlere uzun zamandır yazmak istediğim ancak sürekli olarak ertelediğim bu toplumun siyasette kanamaya yüz tutmuş bir alışkanlığını dile getireceğim!

Aslında yakın çevrem çok iyi bilir birazdan paylaşacağım hususları!

Yarım Asırlık ömrümde çok ciddi tecrübeler ve deneyimler kazandım. Başta farklı alanlarda faaliyetlerde bulunduğumEğitim Camiası ve Sivil Toplum Örgütleri olmak üzere bile isteye kimsenin işi ve aşı ile işim olmadı.

Ve kimsenin tavuğuna kış demedim Elhamdülillah! Çoğu zamanda bana yapılan yanlışları insanların nefis zayıflığı olarak görmek suretiyle görmezden geldim.

Bırakın birilerinin işine aşına karışmayı birçok olumsuzlukları ve hatta bana yapılan yanlışları görmezden geldim. Kusurlar üzerinden hareket etmedim. Kimseyi kendime rakip veya tehdit olarak görmedim.

Bunu Kibir ve Enaniyet duygularıyla söylemediğimi beni yakından tanıyanlar gayet iyi bilirler.

Çoğu zaman bana gelen yönetimsel makam tekliflerini ve taltiflerini diğergamlık göstermek suretiyle dost ve arkadaşlarıma yönlendirdim. Bunu da bir lütuf anlamında söylemiyorum. Zaten bugün bu yazıyı kaleme almamın asıl sebebini de bu anlattıklarım oluşturuyor!

AK Parti kurulduğu tarihten bu yana, Türk Siyaset Hayatına sadece Seçim Başarıları ile değil, Teşkilat Yapılanmaları ve Halkla İlişkiler Çalışmaları noktasında çok ciddi katkılarda bulundu.

Bu nedenle de halkın muhafazakar kitlesinin yanı sıra karşıt görüşe sahip Siyasi Partilerin mensuplarının dahi teveccühlerini kazandı. Ve bu sayede girdiği tüm seçimlerde halkın ciddi bir kısmının oylarını almak suretiyle başarılı oldu.

Bu süreçte AK Parti Teşkilatları ağırlıklı olarak Milli Görüş vedaha çok Muhafazakar kesimden oluşuyordu. Ancak ilerleyen zamanlarda AK Parti Teşkilatlarında ağırlıklı olarak Muhafazakar Kimlik sahipleri yerini Seküler kesimden gelenlere devretti.

Diyebilirsiniz ki ne var bunda?

Tabi ki başlangıç için sakıncalı bir şey yok! Ancak süreç ilerledikçe AK Parti Teşkilatları CHP, İYİ Parti ve diğer ekollerden gelen insanlarla doldu. Düşünün AK Parti’nin ismini AKEPE diye telaffuz edenler maalesef Teşkilatlarda görev almışlardır.

Yine diyebilirsiniz ki ne var bunda? Size cevabım şu olacaktır! Tabi ki bir şey yok!

Şimdi ben bir şey yok dediğim zaman sizler ikna olacak mısınız?

Bu soruya vereceğiniz cevap, benim bu yazımda sizlere anlatmaya çalıştığım meselenin temelini oluşturan husus olacaktır.

AK Parti Teşkilatlarında son dönemlerde Samimi AK Parti Mensuplarına çok az sayıda yer verilmektedir. Özellikle sizlere tarih vererek konuşuyorum!

Son 10 yılda nerdeyse tüm teşkilatlarda buna Adana İl ve İlçe Teşkilatları dahil AK Parti’yi iktidara taşıyan Dava Neferlerine yer verilmemiştir. Dahası Dava Neferi olarak alınanların çoğu da maalesef nerdeyse 20 yıl teşkilatlarda görev alıp hiçbir katkı sağlamayan faydasız veya zayıf profillerden oluşmaktadır.

Dahası davası uğruna canı hariç neredeyse her şeyini veren samimi Dava Neferleri ise Teşkilatlara alınmadığı gibi adeta dalga geçercesine Gönüllü Yönetici olarak İl Ve İlçe Yönetimlerinde çalışmaları sağlanmıştır.

İşin ilginç tarafı bu Gönüllü Yöneticiler, resmi olarak Yönetim Kurullarında yer alan isimlerden daha fazla çalışmak suretiyle adeta ibretlik bir tablo sergilemişlerdir.

Ancak Teşkilatların yanlışları bununla bitmemektedir. Gönüllü olarak yönetime çağrılan bu isimler, bir kesim Fitne hesabı yapan Resmi Yöneticiler ve şer odakları tarafından İtibar Suikasti ile devre dışı bırakılmaya zorlanmışlardır.

Anlayacağınız AK Parti Teşkilatlarında yer almak için türlü türlü oyunlar oynayıp üstüne çalmadık kapı bırakmayanlar Gönüllü Dava Neferlerini kendilerine potansiyel rakip ve siyasi ikballeri için potansiyel tehdit görmüşlerdir.

AK Parti’nin kuruluş felsefesini benimseyememiş bu aklı kıtlar sayesinde AK Parti Adana’da bir tek Belediye dahi kazanamamıştır. Gerçi seçim başarısızlığını Tayyip ERDOĞAN’A yükleyebilecek kadar akıl yoksunu bu isimlerle AK Parti’nin Adana’da başarı sağlamasını beklemek gerçekten uzak bir düşünce olur!

ERDOĞAN’IN AK Parti Teşkilatlarına son yıllarda ısrarla yaptığı Metal Yorgunluğu olan yöneticiler yönelikuyarıları dikkate almadan kurulan Yönetim Kurulları maalesef daha şimdiden olumsuz sinyaller vermeye başlamıştır!

Geçmişi araştırılmadan Parti Teşkilatlarına alınan isimler yüzünden İl ve İlçe Başkanları gereksiz sancılar yaşamaya mahkumlardır! Üstüne üstelik son yıllarda sadece Ofis ve Kurum Ziyaretleriyle yetinen Teşkilatlar seçimin sokakta kazanıldığını bilmeden Körler/Sağırlar Siyasetiyle günü kurtarmaya çalışmaktadırlar.

Ez cümle, AK Parti’de maalesef son dönemlerde en büyük handikap ve seçimlerin kaybedilmesine en büyük sebep!“Dağdan gelenin bağdakini kovmasıdır!” Tüm bu olumsuzlukları dile getirmemin sebebi şudur!

Son dönemde yaşanan FON Meselesinin yanı sıra ERDOĞAN’A rahatsızlık verenlerin Partiye geliş şekilleri ve referanslarına bakacak olursanız mesele daha net anlaşılacaktır.

ERDOĞAN’A destek olacak yükünü hafifletecek isimler türlü ayak oyunları ile AK Parti Teşkilatlarından türlü ayak oyunları ile uzaklaştırılmakta. Liyakat sahibi insanların Teşkilatlardan uzaklaştırılmakla kalınmayıp herhangi bir makama veya göreve gelmemesi içinde gerekli engellemeler yapılmaktadır.

AK Partinin kuruluş felsefesi hakkında en ufak bilgisi olmayan dahası iki cümleyi bir araya getirip Davasını savunmaya aciz insanlara koltuk ve görev verilmek suretiyle Siyasette Kalite ayağa düşürülmüştür.

Son dönemde, her şeye rağmen samimiyetle çalışarak, Partisine ve Davasına sadık bu insanlar İtibar Suikastinemaruz kalmışlardır.

Unuttuğunuz bir husus var! Bugün İtibar Suikastiyaptığınız insanlar, AK Parti’nin varlık sebepleridir!

Her seçim öncesi Teşkilatlara çağırıp yarış atı misali koşturup seçim sonrası unuttuğunuz bu insanların vebali sizi rahat uyutmayacaktır!

Çünkü kul hakkı kimsenin yanına kalmayacaktır!  

Ben yüksek sesle Kral Çıplak diyorum! İsteyen dinler istemeyen dinlemez! Ancak ben bu saatten sonra Tayyip ERDOĞAN’A ve Teşkilatlara Yük olanların yakın takipçisi olacağım!

Selam Ve Dua İle…

 

 

 

 

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —