Saldırı sırasında silahın ateşlendiği, öğretmenin son anda gösterdiği refleks sayesinde merminin vücuduna isabet etmediği öğrenildi. Olası bir cinayetin saniyelerle önlendiği olay, eğitim camiasında büyük infial yarattı.
Yaşanan saldırıya ilişkin yazılı açıklama yapan Eğitim-İş Adana 1 No’lu Şube, olayın münferit olmadığını vurgulayarak öğretmenlere yönelik şiddetin yıllardır görmezden gelindiğini ifade etti. Açıklamada, öğretmenlerin daha önce de darp edildiği, tehdit edildiği, bıçaklandığı ve hatta öldürüldüğü hatırlatılarak, her olayın “münferit” denilerek geçiştirildiği belirtildi.
Sendika, yaşanan son olayın öğretmene yönelik şiddetin geldiği vahim noktayı açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
Eğitim-İş’in açıklamasında, şiddet eğilimi bulunan kişilerin herhangi bir denetime tabi tutulmadan okullara kolaylıkla girebilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Okulların güvenli alanlar olmaktan çıktığı belirtilerek, öğretmenlerin yalnız bırakıldığı ve caydırıcı önlemlerin alınmadığı ifade edildi.
Açıklamada, bu tabloya neden olan idari ve siyasi sorumluların da yaşananlardan doğrudan sorumlu olduğu kaydedildi.
Olayın öğrenilmesinin ardından Eğitim-İş yöneticilerinin okula gittiği, öğretmen A.G.’nin darp raporu aldığı ve saldırgan hakkında şikâyet sürecinin başlatıldığı bildirildi. Sendikanın avukatının hukuki süreci yakından takip ettiği belirtilirken, olayın yalnızca adli bir dosya olarak görülmemesi gerektiği vurgulandı.
Eğitim-İş Adana 1 No’lu Şube, yetkililere şu çağrılarda bulundu:
Okullar derhal en güvenli alanlar hâline getirilmelidir.
Öğretmene yönelik şiddet vakalarında tutuksuz yargılama uygulamasına son verilmelidir.
Bu saldırının faili en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.
Şube Başkanı Hatice Hazar, öğretmen A.G.’nin yalnız olmadığını belirterek, “Bu ilk değilse, son olması için mücadele edeceğiz. Bir öğretmenin daha canı yanmadan gerekli adımlar atılana kadar susmayacağız” ifadelerini kullandı.
Kaynak Besocakgazetesi.com