AHBAP ÇAVUŞ İLİŞKİSİ
Başlık hemen size bir şeyler çağrıştırabilir. Ancak gündem konusuna geçmeden evvel yaşı yetenlerin bildiği Devesi Çalınan Bedevi Menkıbesini sizlerle paylaşmak istiyorum!
Çölde tek başına yolculuk yapan bir bedevi, bitkin, perişan ve susuzluktan ölmek üzere olan bir adam görür. Merhametli bedevi, kendi suyunu ve imkanlarını paylaşarak bu adamın hayatını kurtarır.
Kendine gelen ve iyileşen adam aslında bir hırsızdır. Fırsatını bulduğunda bedevinin tüm eşyalarını ve hayatını borçlu olduğu devesini çalarak ortadan kaybolur. Bedevi, devesinin arkasından ağlamak veya hırsıza beddua etmek yerine tarihe geçecek şu meşhur nasihati söyler:
"Deveyi aldın gittin. Ancak senden tek bir ricam var; bu olayı kimseye anlatma. Çünkü yarın öbür gün çölde gerçekten yardıma muhtaç, dürüst biri çıkarsa, insanlar senin yaptığın bu kötülük yüzünden ona yardım etmekten korkarlar ve insanlık ölür."
Evet sevgili dostlar konumuz, hepinizin malumu Sanatçı Haluk LEVENT’İN sözde ihtiyaç sahiplerine yardım maksadıyla kurmuş olduğu AHBAP Derneği üzerinden Cumhuriyet Tarihinin en büyük yolsuzluk ve dolandırıcılık olayına imza atması olayıdır.
İşin ilginç yanı ise Haluk LEVENT denen sözde sanatçının yaklaşık otuz yıldır Kumar, Karşılıksız çek ve Sahte Evrak Kullanma gibi birçok konuda sabıkalı ve maalesef Kumar Bağımlısı olmasıdır.
Normal şartlarda böyle karanlık geçmişi olan birisini bahçenizde bekçi dahi yapmazsınız! İşin ilginç tarafı,sözde aydın ve akıllı geçinen binlerce insan yedi milyar gibi devasa bir parayı bu dolandırıcının derneğine bağışladılar.
Bu öyle bir sahtekar ki bir milyara yakın bir rakamı kumarda kaybetmesinin ardından kendisi hakkında, Kanser Oldu yalan haberi yayınlatmak suretiyle Türk Halkının Merhamet duygularına da tecavüz etmiştir.
6 Şubat Depremlerinde Hatay İskenderun’da bir hafta Yeğenimin Naaşının bulunduğu enkazda bizzat çalışmış bir depremzede olarak, Haluk LEVENT ve tüm destekçilerine hakkımı helal etmiyorum!
İnsanların en kötü ve en zayıf anlarını kullanarak, Sözde İhtiyaç Sahibi İnsanlara Yardım adı altında toplanan Milyarlarca Paranın hesabını sadece Devlet değil, Mahkeme-i Kübra’da İlahi Yaradan muhakkak soracaktır.
Kul hakkının ne menem bir sorumluluk olduğunu aklı yeten her Müslüman mutlaka bilir! Ancak m bu dönen oyunlara ve sahtekarlıklara karşı sessiz kalanlara ne demeli!
AHBAP denen ve Toplumun Duygularını kanser gibi sarmalayan bu kuruluşun, Türkiye’de Kızılay gibi Uluslararası Arenada parmakla gösterilen Ülkemizin yüz akı olan kuruluşa Koca Bir Özür Borcu doğmuştur.
Yapmış olduğu tüm çalışmaları resmi mevzuat ve hukuk kuralları çerçevesinde gerçekleştirilen Kızılay’a İtibar Suikasti nedeniyle, geriye dönük Kızılay Yönetiminden Özür Dilenmeli ve Kamuoyu Önünde Kızılay’a İade-i İtibar yapılmalıdır.
Lütfen hafızanızı bir tazeleyin!
Ülkenin 11 Şehrinin yerle bir olduğu o felaket ortamında “Devlet Nerede” diye algı yönetimi ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sözde sanatçının Toplumu Soymak amacıyla kurduğu boş beleş bir dernekle kıyaslanması fecaat bir durumdu!
Ancak maalesef hatırladığınız üzere o kaotik günlerde Güzel Ülkemde bir tane Sanatçı veya Aydın dahi çıkıp Devletin sahada ve dahası her yerde olduğunu söylemedi ya da söyleyemedi!
Bakın bu ülkede son yıllarda özellikle başta yurtiçinde olmak üzere Filistin, Afrika, Myanmar ve Doğu Türkistan gibi Mazlum Coğrafyalara yardım yapan yüzlerce hayırsever Vakıflar ve Dernekler faaliyet göstermektedir.
Ancak son dönemde özellikle İdeolojik Körlük nedeniyle bu güzel icraatlar AHBAP denen sahtekar çete kadar ilgi çekmemiş ve takdir görmemiştir.
Açıkçası Türkiye Kamuoyunun da bu noktada Dil, Din, Irk ve Mesafe gözetmeksizin hayır yarışına giren bu Müspet Vakıf ve Derneklere de bir özür borcu oluşmuştur!
Şahsımın da bizzat böylesi bir dernekte faaliyet göstermem hasebiyle Ahbap Çavuş ilişkisi içerisinde toplumu dolandıranlara ve onlara koşulsuz şartsız destek vermek suretiyle sahip çıkanlara bir çift sözüm olacaktır!
Allah bir insanın kazancını hangi yollardan elde ettiyse aynı yollardan kendisine hayır hasenat yapma imkanı sunmaktadır. Yani Helal yolda gelen kazanç muhakkak Helal dairesinde karşılık bulacaktır.
Aksi yoldan kazanılan gelirin tıpkı AHBAP Derneğine kaptıranlar misali Haram yolunda heba olacaktır.
Bizler buna inanmış ve İman etmişizdir. Allah Rızası adı altında toplumu en zayıf duyguları üzerinden soymak ise muhakkak ki Allah’a karşı şart koşanlara layık bir davranıştır.
Bu yüzdendir ki bizler bu riyakarlara karşın, Rıza-i İlahi adına daha fazla çalışmak suretiyle Kötülüğün değil İyiliğin yayılması için mücadele edeceğiz inşallah!
Selam Ve Dua İle…






