Prof. Dr. İbrahim Ortaş


Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Herkesin Evi Barkı Olsun” Talebi Neden Gerçekleşmedi

İbrahim Ortaş, Çukurova Üniversitesi, iortas@cu.edu.tr


İnsanın gibi temel ihtiyacı olan gıdasını sağladıktan sonra isteyeceği en önemli talebi başını sokacağı bir evin olmasıdır.

Her canlı kendini güvenceye almak için koruma içgüdüsü ile kendine bir barınak yapar.

İnsan için barınma ev sahibi olma isteği temel bir taleptir. İnsanın insan olması sürecinin ilk aşamasını muhtemelen yerleşik düzene geçmesi gösteriliyor.

En azından Göbekli Tepe gibi arkeolojik kazlardan çıkan bulgular yerleşim yeri inşasını öne çıkarıyor.

Teknoloji geliştikçe insanların yerleşim yerleri ve kentlerin gelişimde paralel gelişiyor.

Günümüzde konut sektörü ev sahibi olmak isteği ülkelerin ekonomilerinin can alıcı kısmını oluşturuyor. 
Hükümet 500 bin konut satışı yapacağız deyince milyonlarca insan ev alma talebi ile 500 TL kayıt ile ev sahibi olmak isteği ile sıraya girerek kayıt yaptırdı.

Her yıl bir milyonun insanın doğduğu ülkemizde yılık yaklaşık 500 bin ev talebinin olması mantığa uygun geliyor.

Ülkemizde bir tarafta 2 milyona yakın satılmayı bekleyen boş konut varken, konutların fiyatı yüksek olunca daha düşük ederli konut edinmek için

bu denli yüksek ev sahibi olma talebinde bulunulması hakları. Düşük gelir sahibi insanların konut sahibi olma talebi beraberinde

birçok sosyolojik olguyu da yansıtmaktadır. 
Artan gelir dağılımı bozukluğunun farklılaşması öne çıkan en büyük olgu.

Toplumun muasır medeniyeler düzeyine çıkmak, yoksulluğu tüketmek yerine biz yoksulluğu arttırmışız.

Halen bu çağda halen milyonlarca insan halen ev sahibi olacak kadar gelire sahip olmaması ülke olarak insanımızın çalışma ve gelir ilişkisini

iyi planlayamadığımızı ve/ya uygulayamadığımızı gösteriyor.
Konut talebi, fiyatlarının değişkenliği bir toplumun ekonomisinin devingenliğini düzeyini göstermektedir.

Üretim ilişkilerinin amaca uygun olarak sağlanamaması ile başlayan gelir dağılımı bozuklukları,

döviz kurlarının yüksekliği insanları taşınmaz edinmeye yöneltmiştir.

Ancak buna rağmen halen çık sayıda evsizin olduğu gerçeği uygun bir konut edinme gereksinimini canlı tutuyor.

Öğrencilerimiz içinde halen uygun kiralık ev arayışı devam ediyor, memurlar uygun bir kooperatif olsa da düşük aidatla ev alsam talebi halen devam ediyor.

Ancak ne yazık ki konutların pahalılığı ile çalışanın geliri arasındaki derin uçurum ev bark edinme talebini açıkta bırakmaktadır.   
   
Bu bağlamda Cahit Sıtkı Tarancı’sının memleket şiirinde dile getirdiği,


Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.                                                                                                          

İfadesi ile dönemin içinde bulunduğu durumun yanında çok ciddi talep oluşturmuştur.

1940’lı yıllarda yazdığı Memleket şiirindeki özgün ve anlaşılır şiirinde memleketin ahvalini açıklıkla belirtmiş.    
Ne güzel Cahit Sıtkı Tarancı “Kış günü herkesin evi barkı olsun” ifadesi ile yerinde ve zamanında taşı gediğine koymuş.

İnsanın kışın geldiği bu günlerde başını sokacak evi olsun.

Ne yazık ki halen bu manzara yaşanıyor. Halen derme çatma yerlerde yaşayan insanlar.

Adana’da çadırlarda yaşayan gündelikçi ırgatların sayısı yüzler ile ifade ediliyor.
 “Memleket isterim, Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun” diyen duyguların ve beklentilerin çok gerisindeyiz.

Dünya ayrıştırıldı, varsıllar daha varsıl, yoksullar daha yoksul, gıdaya erişim sorunu olan insan toplulukları daha artı.

Bırakalım bunları insanın insana yaptığı zorbalıklar, alavere-dalavereler, küçük çıkar ilişkileri artık çok rahatsızlık verici.

Çıkarsız ve erdemli namuslu insan gözü ile olmamalı bu memleket halleri, bitsin insanın insan kulluğu.

İnsan insanı hor görmemeli. Aşağılamamalı. İnsansın insandan farkı, çabası, emeği, eğitimi ve ürettiği, emeği olsun.

Bilen ile bilmeyen bir olmasın. Hak eden ile hak etmeyen aynı olmasın. Herkesin işi olsun, aşı olsun. Akşam kafasını sokacak bir evi olsun.

Memlekete insanlar insan olsun, mutlu olsun. Yaşamın yaşamanın insan olmanın amacı da bu değil mi?


Şair Tarancı’nın son dizlerindeki,
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.


İfadesi ile insan yeter ki candan istesin birlikte yaşamı güzelleştirmeyi. Önyargısız ve beklentisiz bir yaşam insani olan bir yaşamdır.

Türkiye’nin doğası, toprağı, enerjisi 85 milyona güzel yaşamı sunacak kapasitede ve yeterliliktedir.

Biraz paylaşım, biraz duygudaşlık, biraz insani duygu.


22 Ekim 2022, Adana


Prof. Dr. İBRAHİM ORTAŞ
Çukurova Üniversitesi/ Ziraat Fakültesi / Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü. Adana
iortas@cu.edu.tr;ibrahimortas@gmail.com
05337692415

Adana'da Park Halindeki Tır'dan Karpuz Hırsızlığı....

Adana'da gece saatlerinde sebze ve meyve halinde park halindeki iki kamyondan yaklaşık 600 kilogram karpuz ve kavun çalındı.

Tartıştığı Kişiler Tarafından Bıçaklanarak Öldürüldü...

İddiaya göre Sezai Yıldırım (30), tartıştığı kişileri bıçakla kovaladı. Olayın büyümesi üzerine İsa Alataş Tıp Merkezi yakınlarında bıçaklanarak ağır yaralanan Yıldırım, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

16.07.2026 ANKARA AT YARIŞI TAHMİNİ

ANKARA ALTILI GANYAN TAHMİNİ Bülent Çabuk

AHKİB'in ihracatı yüzde 24,6 arttı

Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (AHKİB), 2026 yılının ilk yarısında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24,6 artırarak 289 milyon dolara çıkardı.

Adana'da Muaythai Şampiyonası heyecanı başladı

Adana’nın yetiştirdiği efsanevi Dünya Şampiyonu Milli Sporcu merhum Hayri Doğan Hozanlı anısına düzenlenen Türkiye Gençler Muaythai Şampiyonası, Adana’da geniş bir katılımla başladı.

Adana'da Sulama İşçilik ücretleri belli oldu.

Yüreğir, Seyhan ve Tarsus Ziraat Odaları, 2026 sulama sezonunda uygulanması tavsiye edilen sulama işçilik ücretlerini ortak kararla belirledi. Dekar başına sulama ücreti 110 TL, günlük yevmiye ise 3 bin TL olarak tavsiye edildi.

15.07.2026 İSTANBUL AT YARIŞI TAHMİNİ

İSTANBUL ALTILI GANYAN TAHMİNİ Bülent Çabuk

Adana'da sulama kanalındaki faciada acı detay.. Yeni aldığı otomobili eşi deniyormuş

Abdioğlu Cumhuriyet Mahallesi'nde meydana gelen kazada, tarım işçisi Makbule T. (28), eşi Dursun T.'nin (35) kısa süre önce satın aldığı otomobili kullanırken direksiyon hakimiyetini kaybetti.

Adana'dan Ayrılanların Sayısı Gelenleri Geçti.2025 TÜİK'in göç verileri dikkat çekti

Adana'dan ayrılanların sayısı gelenleri geçti! TÜİK'in göç verileri dikkat çekti Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 yılı iç göç istatistiklerine göre Adana, net göç veren iller arasında yer aldı.

2 çocuğunun annesini kıskançlık krizine girince bıçaklamış.

ADANA'da, 2 çocuğunun annesi Khatice Cami'yi (38) çekiçle başına vurup boynundan bıçakla yaralayan Davud Ghulami (43), saklandığı barakada yakalandı.

Adana Valisi Mustafa Yavuz “15 Temmuz, millet iradesinin dünyaya ilanıdır”

Adana Müzesi’nde, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10’uncu yıl dönümü dolayısıyla anma programı gerçekleştirildi

Haluk Levent’ “Asıl bombayı bekleyin”

Haluk Levent, gözaltı sonrası yaptığı açıklamada kişisel borç-alacak ilişkilerinin AHBAP ile ilişkilendirilmesine karşı çıktı

Adana'da otoyol gişelerinde beton bariyere çarpan aracın sürücüsü yaşamını yitirdi

Adana Ceyhan'da otoyol gişelerindeki beton bariyere çarpan otomobilin sürücüsü hayatını kaybetti

Adana’da daire satışında dolandırıcılık..

Adana’da 2016 yılında yapımına başlanan bazı apartmanlardaki dairelerin birden fazla kişiye satıldığı iddiasıyla açılan davada ilk duruşma görüldü.

Otomobil Sulama Kanalı'na Düştü..Anne ve Oğlu Hayatını Kaybetti...

Makbule T. ile 12 yaşındaki oğlu Mehmet T., itfaiye ekiplerinin sudan çıkarıp dakikalarca kalp masajı yapmasına rağmen yaşamını yitirdi.