Korkut Daban


EGEMENİN MASKESİ….

Bu nedenle gün Barış için Çözüm için adım atma günüdür!


EGEMENİN MASKESİ

Maske, eski topluluklardan bu yana yüzü örten ve taktığı kişiye farklı bir kimlik kazandıran bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sürekli değişimin yaşandığı hayatın akışı içinde, maske algısı da zamanla değişim ve dönüşüme uğramıştır. Zamanla nitelikleri, biçimleri ve kullanım amaçlarına göre farklılıklar olmuştur.

İlkel topluluklarda daha çok avlanma ve çeşitli amaçlarla gerçekleştirilen ritüellerde insanların yüzlerine taktıkları bir eğlence aracı olarak kullanılan maske zamanla daha çok soyut bir uygulamaya dönüşmüştür.

Maske, Ortaya çıktığı andan itibaren karşısındakine bir mesajı iletmeye yarayan bir araç olduğu için iletişim anlamında önemli bir unsur olan maske, günümüzde de insanların sosyal hayatta sıklıkla kullandıkları bir iletişim formuna dönüşmüştür.

Kimsenin göremediği ama kişinin farklı rollere bürünerek, farklı bir kişilik olarak taktığı soyut maskeler vardır. İnternetin yaşamımızda büyük yer edinmesi ile birlikte, sosyal paylaşım sitelerinde takılan sanal maskeler de artık insanların birbirleriyle kurdukları iletişimde bir araç haline gelirken aynı zamanda güvenilirliği olumsuz etkileyen bir unsur haline gelmiştir.

Günümüzün en büyük sorunlarını yine bu maskeler oluşturuyor. Hayatın hemen her alanında maskeli insanlarla karşılaşmamız gayet mümkün. Yeryüzü adeta büyük bir Maskeli Balo Salonuna dönmüş durumda.

Maske, insanoğlunun yapıp-üretme gücünün sonucu olarak, onun hayatta kalma sürecinde rol oynayan önemli uygulamalardan biri olarak kendini göstermiştir. Eski topluluklarda maske yaygın olarak avlanmalarda kullanılmıştır. İnsanlar avlarını yakalamak için onların kılığına girmeye çalışmışlardır.

Maskenin sıklıkla kullanıldığı uygulamalardan biri de dini ayinlerdir. Çeşitli topluluklarda kişinin, kutsallığının bir göstergesi olarak bitkisel boyalarla yüzü boyanmış ya da maskeyle gizlenmiştir.

İlkel topluluklardaki bu eğilimler maskenin, karşı tarafa bir mesaj gönderme ya da kişinin kendini ifade etme yolu olarak iletişim sürecinde önemli bir rol oynadığının ipuçlarını vermektedir.

Kimi zaman kendi kişiliğini ve karakterini gizlemek için kimi zaman ise Avına veya Düşmanına benzemek için kullanılmıştır.

Tıpkı bugün Güzel Ülkemde atılan Barış Nidaları karşısında türlü maskelerle meseleyi sabote etmeye çalışan sözde karşıt gruplar misali.

Bence içinde yaşamakta olduğumuz bu tarihsel süreç bir milattır. Ne için mi? Bugün itibariyle “Egemenin Maskesi” düşmüştür.

On yıllardır bu Kadim Coğrafya’da Kardeş Kanı akıtılmasına sebep olanlar; kimi zaman Özgürlük Savaşçısı Maskesi, kimi zaman ise Barış Elçisi Maskesi ile çıktılar karşımıza.

Bugün gelinen noktada, Türkiye Siyasetinin Baş Aktörü Sayın Bahçeli tarafından Terör Örgütüne uzatılan Barış Eli, havada bırakılmamalıdır. Bu Barış için, deyim yerindeyse Köprüden Önce Son Çıkıştır.

Bu Aziz Millet Kardeş Kavgasından bıkmış usanmıştır. Dahası daha fazla Kardeş Kanı akmasını istememektedir. Daha düne kadar Bahçeli ve Erdoğan!ı Barış Karşıtı gösterenler bugün bir anda Bukalemun misali saf ve renk değiştirmiştir.

Sözde Barış Güvercinleri ve Elçileri şimdilerde Niyet Okuyucu Maskesi giymişlerdir. Allah Aşkına yetmedi bu denli can kaybı. Doymadınız Kardeşin Kardeşi öldürmesine.

Yetmedi mi? Ne kaldı elinizde savunacak. Kaçan Balık Büyük Olur misali! İş işten geçtikten sonra “Son Pişmanlık Fayda Getirmeyecektir” bilesiniz.

Bugün Dünyanın bir çok yerinde bu tür Organize Özgürlük Hareketleri ve Terör Yapılanmaları misyonunu tamamladıklarını beyan edip Legal Mecrada yer alan temsilcilerine yetkilerini devrederler.  

Örneğin; Avrupa’da IRA sorununun çözümünde SinnFein ve onun lideri Gerry Adams tarihi ve önemli bir rol aldı. İspanya’da ise yine ETA sorununun çözümünde uzlaşma noktasında müzakereleri siyasetçiler yönetmişti.

Ancak görülen o ki DEM Parti bu süreçte tarihi bir rol üstlenmekten kaçınıyor. Kandil’in sözcülüğünü yapmayı tercih ediyor. Oysa barış sürecinde tarihi rol oynamak DEM Parti’nin siyaseten güçlenmesinin yolunu açar.

Özellikle DEM’İN, Türkiye Partisi olma iddiası için bu önemli ve olması gereken bir hamledir.

Çözüm sürecinde takındığı tavır HDP’NİN 7 Haziran 2015 seçimlerinde % 12.5 gibi yüksek bir oy oranı ve 80 vekili ile Meclis’e girmesini sağladı. Ama müteakibinde terör destekli politikaları savunduklarısüreçte oy oranları yüzde 8’e kadar düşmüştür.

Tüm bu örneklere ve karşılaştırmalara baktığımız zaman kesin olarak şunu söyleyebiliriz. DEM Parti2nin artık Emperyalist Batı Dünyası kontrolünde kalan Terör Örgütü PKK’NIN güdümünden çıkmalıdır.

Aksi takdirde tüm olacaklardan tamamı ile DEM Parti sorumlu olacaktır. Keza toplumsal anlamda böylesi bir Barış İmkanı aşamasında Çözüm Sürecinde katkıda bulunmayarak tam aksine sabote edenler Türkiye Toplumu nezdinde asla karşılık bulmayacaktır.

Bu nedenle gün Barış için Çözüm için adım atma günüdür!

Yarın çok geç, gün bugündür...

Selam ve dua ile...

22.01.2026 İZMİR AT YARIŞI TAHMİNİ

İZMİR ALTILI GANYAN TAHMİNİ Bülent Çabuk

Adana'ya Soğuk Uyarısı...Kar ve Yağmur Aynı Anda Geliyor!

Meteoroloji verilerine göre Adana ve ilçelerinde önümüzdeki 5 gün boyunca hava koşulları önemli ölçüde değişecek

Adana'da infial yaratan olayda son mesajlar ortaya çıktı "Eve geldiğinde beni ve çocukları ölü bulacaksın"

Adana'da sosyal medyada tanınan Sergen Altunbaş, çocuklarını öldürdükten sonra intihar etmişti. Altunbaş'ın olaydan önce eşi Gizem Deniz'e "Eve geldiğinde beni ve çocukları ölü bulacaksın" mesajı attığı ortaya çıktı.

Adana'da Öldürülen restoran sahibi intikam kurbanı olmuş: Yapmam gerekiyordu, yaptım

Adana'da bir restoran sahibinin öldürüldüğü silahlı saldırının intikam cinayeti olduğu ortaya çıktı

Adana'da Alt geçid Çalışması İçin 4 gün kapalı olacak Güzergah Belli Oldu.

Adana’da Mehmet Nuri Sabuncu, Mustafa Kemal Paşa ve Alparslan Türkeş bulvarları arasındaki alt geçit, 22–25 Ocak 2026 tarihleri arasında araç trafiğine kapatılacak

Yetimhaneden Fen Lisesi’ne: Çukurova'nın 117 Yıllık Eğitim Mirası...

Adana’nın en köklü ve prestijli eğitim kurumları arasında yer alan Adana Fen Lisesi, yalnızca akademik başarısıyla değil, tarihi ve mimari kimliğiyle de dikkat çekiyor.

Adana’nın sembol binalarından olan Çukobirlik Binası İçin Yıkım Kararı...

Adana’da bir döneme damga vuran ve kentin simge yapıları arasında yer alan 16 katlı Çukobirlik Binası için yıkım süreci resmen başladı

Seyhan'daki Kahve Evi Müzesi Anadolu'da tarihi uzun yıllara dayanan kahve kültürüne ışık tutuyor.

Anadolu'nun kahve kültürünün tanıtılması amacıyla Adana'nın Seyhan ilçesinde açılan Kahve Evi Müzesi, 2 yılda 50 bine yakın ziyaretçi tarafından gezildi.

21.01.2026 İSTANBUL AT YARIŞI TAHMİNİ

İSTANBUL ALTILI GANYAN TAHMİNİ Bülent Çabuk

Adana'da Zeydan Karalar için 200. gün mitingi düzenlenecek ...

Zeydan Karalar’ın tutukluluğunun 200. gününde, “Adalet ve Özgürlük” talebiyle 24 Ocak Cumartesi günü Taş Bina önünde miting düzenlenecek. Kaynak: Zeydan Karalar için 200. gün mitingi düzenlenecek

Adana'da Miraç’ın yaya geçidinde ölümüne ilişkin davada Alkollü Sürücü Hâkim Karşısında..

Yaya geçidinden bisikletiyle karşıya geçmek isteyen 12 yaşındaki Muhammet Miraç Çam’a otomobiliyle çarpıp ölümüne neden olan tutuklu sanık Eren K., ikinci kez hakim karşısına çıktı

Adana’da zirai don portakal bahçelerini vurdu...

Meteoroloji’nin uyarılarının ardından Adana’da gece saatlerinde etkili olan don olayı, bazı portakal ağaçlarında buzlanmaya yol açarak üreticileri endişelendirdi.

Atlas Cinayeti Sonrası Adana'da 2 Gözaltı..

İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın öldürülmesinin ardından sosyal medyada provokatif paylaşım yapıp aileyi tehdit edenlere yönelik soruşturmada, Adana'da iki kişi gözaltına alındı.

Adana'da Masaj salonuna fuhuş baskını: 14 tutuklama!

Adana ve Antalya'da, masaj salonlarına yönelik düzenlenen fuhuş operasyonunda gözaltına alınan 15 zanlıdan 14'ü tutuklandı.

Adana Valisi Mustafa Yavuz "Hukukun çizdiği sınırların dışına çıkan hiçbir yapı, kişi ya da oluşuma karşı en küçük bir müsamahaya dahi yer verilmeyecek"

Adana Valisi göreve başladı, ilk mesajı suç işleyenlere oldu Vali Mustafa Yavuz: "Hukukun çizdiği sınırların dışına çıkan hiçbir yapı, kişi ya da oluşuma karşı en küçük bir müsamahaya dahi yer verilmeyecek"