İlham Balcı  admin

İnsanları Yormadan Yaşamak da Bir Ahlâk mıdır?

Çünkü dürüst olalım çoğumuz zaman zaman bunu yapabiliriz.


İnsanları Yormadan Yaşamak da Bir Ahlâk

mıdır?

Hayatınızda zor bir insan var mı?

Muhtemelen hepimizin vardır.

Belki iş yerinde, belki aile içinde, belki arkadaş çevremizde…

Hatta şu an bu soruyu okurken zihninizde bir isim bile belirmiş

olabilir.

Fakat bugün size başka bir soru sormak istiyorum: “Acaba bir

başkasının hayatındaki “zor insan” biz miyiz?”

Son yıllarda psikoloji, iletişim ve kişisel gelişim alanlarında

“zor insanlar” üzerine çok şey konuşuyoruz. İletişimi

güçleştiren insanları, sürekli problem çıkaranları,

çevresindekileri yoranları tanımaya çalışıyoruz. Onlarla nasıl

iletişim kuracağımızı, sınırlarımızı nasıl koruyacağımızı

öğreniyoruz.

Bunların elbette bir karşılığı var. Fakat bakışımızı sürekli

karşımızdakine çevirince gözden kaçırdığımız bir şey var:

Başkalarının bizi nasıl yorduğunu çok iyi fark ederken,

bizim başkalarını ne kadar yorduğumuzu aynı dikkatle

görebiliyor muyuz?

İnsanların işini kolaylaştıranlardan mıyız, zorlaştıranlardan

mı?

Bir ortamda bulunduğumuzda insanların yükünü biraz olsun

hafifletiyor muyuz, yoksa farkında olmadan o yüke bir parça

da biz mi ekliyoruz?

Bazen sertliği güçlü bir karakter sahibi olmak

zannedebiliyoruz. Her tartışmada haklı çıkmayı, son sözümutlaka söylemeyi, çoğu fikrimizden bir adım geri

çekilmemeyi güçlü olmak sanabiliyoruz. Bazen de bütün

bunları tek bir cümlenin arkasına saklıyoruz:

“Ben buyum.”

Ya da:

“Benim karakterim böyle.”

Oysa insanın karakteri, başkalarını incitmesinin veya hayatı

onlar için gereksiz yere zorlaştırmasının mazereti olabilir mi?

Ahlâk işte burada başlıyor. İnsanın yalnızca başkalarının

kusurlarıyla değil, kendi mizacıyla da mücadele

edebilmesinde…

Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellemin

hayatına baktığımızda bu konuda çok zarif bir ölçüyle

karşılaşıyoruz.

Hazreti Âişe radıyallâhu anhâ, Peygamber Efendimiz

Aleyhisselâm’ın iki şey arasında tercih yapmak durumunda

kaldığında, günah olmadığı müddetçe kolay olanı tercih

ettiğini bildiriyor.

Üzerinde biraz düşününce bu rivayetin yalnızca bir tercih

biçimini değil, bir ahlâk anlayışını da gösterdiğini fark

ediyoruz.

Bugün en fazla ihtiyaç duyduğumuz ölçülerden biri de budur.

Zorlaştırmaya gücü varken kolaylaştırmak…

Haklı olduğu hâlde merhameti elden bırakmamak…

İnsanların kusurlarını aramak yerine onlara çıkış yolu

bırakmak…Gücü sertlikte değil, güzel muamelede göstermek…

Çünkü bizi yoran şey her zaman büyük kötülükler olmayabilir.

Bazen küçücük davranışlar birikir.

Evde sürekli eleştiren bir dil…

İş yerinde yapılabilecek bir işi gereksiz yere zorlaştırmak…

Birinin hatasını düzeltmek yerine yüzüne vurmak…

Haklılığımızı ispat etmek uğruna karşımızdakini incitmek…

İnsanların işini kolaylaştırabileceğimiz hâlde “Ben neden

yapayım?” diyerek geri durmak…

Bazen de yalnızca düşünmeden söylediğimiz bir cümle.

Bunların çoğu tek başına büyük görünmeyebilir. Fakat

ilişkilerimizin yükü çoğu zaman böyle küçük şeylerin üst üste

binmesiyle ağırlaşıyor.

Bu yüzden insan zaman zaman başkalarına değil, kendisine

dönüp bakmalı.

Ben de kendime bu soruyu sormaya çalışıyorum:

Acaba ben insanları yoruyor muyum?

Yorgunken, acele ederken, çoğu fikrime fazlasıyla

bağlandığımda, birçok konuda haklı olduğumu

düşündüğümde… Farkında olmadan karşımdaki insanın işini

zorlaştırıyor olabilir miyim?

Çünkü dürüst olalım çoğumuz zaman zaman bunu yapabiliriz.

Kendi kusurumuzu fark etmemiz kolay değil. Başkasının

sertliğini hemen görüyoruz ama kendi sesimizin tonunu

duymayabiliyoruz. Başkasının inatçılığından şikâyet ederkenkendi ısrarımızı “kararlılık” olarak adlandırabiliyoruz.

Başkasının kırıcı sözünü unutmazken kendi söylediğimiz

sözün karşı tarafta nasıl bir iz bıraktığını hiç

düşünmeyebiliyoruz.

İşte bu nedenle güzel ahlâk, yalnızca iyi şeyler yapmakla değil;

insanın çevresine ne hissettirdiğine dikkat etmesiyle de

ilgilidir.

Evimizde…

İş yerimizde…

Arkadaşlıklarımızda…

Bir çocuğa bir şey öğretirken, yaşlı bir insanla konuşurken,

hata yapan birini uyarırken, bize ihtiyacı olan biriyle

karşılaştığımızda…

Her defasında önümüzde iki yol beliriyor:

Zorlaştırmak veya kolaylaştırmak.

Güzel ahlâkın pek konuşmadığımız taraflarından biri de bu

olabilir mi? 
İnsanları yormadan yaşayabilmek.

Her karşılaşmayı mücadeleye çevirmemek. Her haklı

olduğumuz yerde üstün gelmeye çalışmamak. Bir işi

zorlaştırmaya gücümüz yettiği hâlde kolaylaştırmayı seçmek.

Bir insanın omzundaki yükü alamıyorsak bile hiç değilse ona

yeni bir yük eklememek.

Yazının başında, “Hayatınızda zor bir insan var mı?” diye

sormuştum.

Belki şimdi soruyu değiştirme zamanı:

Bugün kimin hayatını biraz daha kolaylaştırabilirim


 

Eski Eşini Bıçaklayan Şüpheli Yakalandı...

Eski Eşini Bıçaklayan Şüpheli Yakalandı...

Adana’da 10 yıl önce boşandığı eşini 8 yerinden bıçaklayarak ağır yaralayan şüpheli adliyeye sevk edildi.

Adana'da Eski Eş Dehşeti: 8 Yerinden Bıçaklanan Kadın Komada

Adana'da Eski Eş Dehşeti: 8 Yerinden Bıçaklanan Kadın Komada Adana'da 10 yıl önce boşandığı eşi Ayşe Katırcı'yı evinde bıçaklayarak ağır yaralayan Arif T. yakalandı. Katırcı'nın komada olduğu öğrenildi.

Kozan'da mezarlık krizi: Cenazeler üst üste defnediliyor

Adana’nın Kozan ilçesinde yaklaşık 2 yıldır çözülemeyen mezarlık sorunu büyüyor. Yeni alan oluşturulması için gerekli 800 metrekarelik hazine arazisiyle ilgili Milli Emlak’tan 3 aydır muvafakat yazısı bekleniyor.

Adana'da Köprü Altında Cansız İnsan Bedeni Bulundu

Adana’nın merkez Seyhan ilçesi Turhan Cemal Beriker Bulvarı üzerinde bulunan köprünün altında bir vatandaşın hareketsiz şekilde yattığını görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Sarıçam 'da Mezarlıkta kapkaç yapan 4 şüpheli tutuklandı

Mezarlıkta kapkaç yapan 4 şüpheli tutuklandı

Adana'da Sevgilisini darbeden şüpheli tutuklandı

Adana'da 5 yıldır birlikte yaşadığı sevgilisini para kazanmadığı gerekçesiyle darbettiği öne sürülen şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi

10.08.2026 BURSA ALTILI GANYAN TAHMİNİ

BURSA ALTILI GANYAN TAHMİNİ Bülent Çabuk

Plajlarda yeni dönem: Bakanlık işgallere müdahale edebilecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, kıyı ve sahil şeritlerinin daha etkin korunması ve vatandaşların plajlardan özgürce yararlanabilmesi amacıyla yeni bir düzenlemeye gitti

Adana'daki Göçükte Hayatını Kaybeden İşçi Son Yolculuğuna Uğurlandı

57 yaşındaki Bekir Çelik, memleketi Kozan’da gözyaşları arasında toprağa verildi.

İngiltere’nin çöpü Adana’da.

İngiliz The Guardian gazetesinin araştırmasına göre, 2021-2024 yılları arasında 13 İngiliz şirketi Adana’daki Kemal Deniz bölgesine 545 sevkiyatla yaklaşık 52 bin ton plastik atık gönderdi.

RATEM Başkanın'dan Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aslı Sezgin Büyükalaca'ya Ziyaret..

RATEM Başkanı Vedat Gündoğan, Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aslı Sezgin BÜYÜKALACA''YA hayırlı olsun ziyareti gerçekleştirdi.

Cezaevinden İzinli Çıktı..Otoyolda Hırsızlık Yaptı

Adana’da cezaevinden izinli çıkan Kemal G., TAG Otoyolu’nda arızalanan hafif ticari araçtan yaklaşık 10 gram altın, 22 bin lira, 500 dolar ve çeşitli eşyaları çaldığı iddiasıyla yakalandı.

Yedigöze Tüneli Kazasında Can Kaybı 2'ye Yükseldi

Adana Şehir Hastanesi’nde tedavisi süren Çelik de bu sabah hayatını kaybetti.

09.08.2026 İSTANBUL AT YARIŞI TAHMİNİ

İSTANBUL ALTILI GANYAN TAHMİNİ Bülent Çabuk

Adanalı Astronot Uzay Yolunda

NASA’da görev yapan Adana doğumlu astronot Deniz Burnham, ilk uzay görevi için Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderilecek.