Korkut Daban

Korkut Daban


ÖNLÜK KADAR DEĞER GÖRMEDİ

Eğitim gibi çok ama çok ciddi ve bir o kadar hassas bir konuda neredeyse ağzı olan konuşuyor.


ÖNLÜK KADAR DEĞER GÖRMEDİ

 

Bazen kalbinizden ve aklınızdan geçen bir konu için yazarsınız! Bazen toplumsal anlamda görünen bir eksiklik veya mesele üzerine yazarsınız!

 

Bazen ise gündeme oturan ve kamuoyunun nazarı dikkatini çeken bir konu için başka bir deyim ile mecburen yazarsınız!

 

İşte bugün tamda bu nedenle yani yazmazsam olmaz düşüncesiyle, yazmak durumunda hissediyorum kendimi.

 

Son zamanlarda, Ülkemizde özellikle Eğitim ve Öğretmenlerle alakalı sürekli olarak durum tespiti yapılması bir alışkanlık haline geldi.

 

Memleket koca bir Eğitime dair sorunların ve problemlerin tartışıldığı, Siyaset Meydanı Arenasına dönüştü diyebiliriz. Her konuda olduğu üzere bu hususta yine asıl konuşması gerekenler haricinde hemen herkes görüş bildirip fikir beyanında bulundular.

 

Türkiye Milli Eğitimi, son yüzyılda Eğitim ve Öğretim Alanında ciddi bir mesafe kaydetmiştir. Her ne kadar beğenmediğimiz ve tasvip etmediğimiz birtakım hususlar olsa da genel anlamda bir sistem kurulması noktasında toplumun geniş kesimi mutabakata varmıştır.

 

Ya da mevcut sistemi onaylamamakla birlikte kabullenmek durumunda kalmıştır denilebilir! İşte Eğitim konusunda asıl tartışma da bu noktada başlamaktadır!

 

Bir tarafta mevcut sistemin hataları ve kusurları ile birlikte kabul edenler, diğer tarafta ise mevcut sistemin mutlak surette revize edilmesi hatta mümkünse kökten bir değişime uğraması gerektiğini savunan kitle var.

 

Böylesine uzlaşıdan uzak görüşlerin olduğu gergintartışmaların olduğu ortamda Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturmak takdir ederseniz “Ateşten Gömlek Giymek” gibidir!

 

Bu nedenle de Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturan ismi eleştirirken biraz dikkatli olmak gerektiğini düşünüyorum.

 

Türkiye özellikle son 25 yıl içerisinde başta Sağlık ve Savunma Sanayi olmak üzere çok ciddi mesafeler kaydetti. Yine özellikle bu iki alanda örnek teşkil edecek başarılara imza attı.

 

Peki bu iki sektörde gösterilen başarılarda Milli Eğitim Camiasının ve dolayısıyla Bakanlığının hiç mi olumlu bir etkisi veya katkısı olmadı!

 

Muhakkak olmuştur!

 

Tabi ki bunu çok sağlıklı bir Akademik Terazi ile ölçmek mümkün değildir. Ancak muhakkak son 25 yılda mevcut Milli Eğitim bünyesinde yetişmiş İnsan Kaynaklarının bu başarılara katkı sağladığı inkaredilemez!

 

Ancak Milli Eğitimde, bugüne kadar kimsenin ağzına almadığı ve alamadığı “Acı Bir Gerçek” orta yerde öylece bekliyordu!

 

Türk Milli Eğitim Sisteminin öncelikli sorunu neydi?

 

- Öğretmenlerin Özlük Hakları ve Maaş Durumu

- Öğretmenlerin Veli ve Öğrencilerle olan hukuku

- Öğrencilerin gelişiminin Akademik Ölçülmesi

- Öğrencilerin Sınıf Geçme ve Devamsızlık Durumu

- Sınıf içi Rehberlik ve Mentörlük Çalışmaları

- Öğretmen Performans Değerlendirilmesi

- Ders Saatlerinin ve İçeriklerinin Verimliliği

- Eğitimde Çoklu Zeka ve Benzer Tekniklerin Değerlendirilmesi

- Öğretmenlerin Rol Model olarak Kılık Kıyafet Uygulamaları

- Öğretmenlerin BEYAZ ÖNLÜK Uygulaması

 

Yukarıda son saydığımız madde haricinde ki hususlar tamamen çözüme kavuştu mu acaba? Yoksa yine aynı hataya mı düşülüyor! Bakın Sendikal Çalışmaları hiç konuşmuyorum. Çünkü o ayrı bir köşe yazısı konusu. Sendikalar maalesef gerçek sorumluluk alanlarının dışında faaliyetlerle zaman kaybetmekteler!

 
Eğitim gibi çok ama çok ciddi ve bir o kadar hassas bir konuda neredeyse ağzı olan konuşuyor. Muhakkak Toplumsal bir konu olduğu için farklı kesimlerden ve Mesleklerden yorumlar yapılacaktır.

 

Ancak yorum yapanların mutlak surette Psikolog veya Sosyolog ise bu konularda içtihat sahibi olması gerekir. Dünyanın Mühendislik Bilimleri Alanında yoğunlaştığı bir dönemde bizler hala Eğitimde Önlük konusunu konuşuyoruz.

 

Bugün Türkiye Sanayisinin en çok ihtiyaç duyduğu Mavi Yakalı Personel ihtiyacı her geçen gün artarak devam etmektedir.

 

Ancak başta Öğretmenler olmak üzere geniş halk kitleleri Çocukların Meslek ve Sanat denilecek alanlara yönlendirmek yerine doğrudan Üniversite Hazırlık Sınavı için Genel Liselerde yığılmalarına sebep olmaktadırlar.

 

Bugün İki Buçuk Milyon Adayın girdiği YKS Sınav Sonuçları Türk Milli Eğitim Sisteminin yanlışlığının en büyük ispatıdır diyebiliriz.

 

Her çocuk Üniversite okumak zorunda değildir.  Bugün Türkiye’de özellikle Meslek Lisesi veya MESEM Mezunları 4 yıllık lisans mezunlarına göre daha kolay iş bulmakta ve daha yüksek ücret almaktadır.

 

Birçok öğrenci mezun olacağı zaman boşta kalacağını bile bile hiç olmadık şehirlerde ve kasabalarda sözde Üniversite okumaktadırlar.

 

Bu tablo aslında Eğitim Sistemi ile ilgili net bir uyarı mesajı vermektedir. Kimse çocuğunun işsiz kalmasını istememektedir. Ancak buna mukabil çocuğunun Mesleki ve Sanatsal Eğitim alması için doğru kararı verme cesareti gösterememektedir.

 

Sosyal Medyada sözde Öğretmenler ve Eğitimciler Grupları başta Siyaset olmak üzere birçok vazife dışı konularda kötü örnek oluşturmaktalar. Daha kötüsü ise Öğretmen Kimliği adı altında sırf takipçi sayısı kazanmak adına Gayrı Ahlaki tipler Genç Beyinleri adeta zehirlemektedirler.

 

Öğretmenlerin her türlü şikayet ve sorunlarını anlamak ve çözüm üretilmesi noktasında hemfikir olduğumu açıkça beyan ederim.

 

Ancak her şey bir yana sırf Muhalefet olmak adına siz Öğretmen Mesleğine uygun Beyaz Önlük uygulamasına karşı çıkarsanız o vakit ben bu düşünceyi taşıyanlarla aynı görüşte olmayacağımı dile getirebilirim.

 

Kıyafet serbestisi adı altında Öğretmen Kimliğine yakışmayacak şekilde abartılı dekolte ve aykırı kıyafet tercihleri Genç Beyinler için de olumsuz örnek teşkil etmektedir.

 

Yeri geldiğinde Öğretmenlerin, Öğrencilerin saygısız davranışları nedeniyle şikayet etmeleri bu nedenle karşılık ve destek bulmamaktadır. Milli Eğitim dahi Öğrenciler yönelik serbest kıyafet uygulaması yanlışından dönmüştür.

 

Saygı, edep ve değerlerimiz neden kayboldu diye hiç sorduk mu?

 

- Kıyafet ile olmaz!

- Sigara ile olmaz!

- Oturma kalkama ile (Ayak ayak üstüne atma) olmaz!

- Saç ve Makyaj ile olmaz!

 

Peki soruyorum ne ile olur? İşte yukarıda saydığımız konuları önce biz Eğitimciler uygulamadan kaldırdık!

 

Bir okula girdiğinizde lütfen samimiyetle söyleyin! Öğretmeni, okulda ki herhangi bir personelden, öğrenciden veya veliden ayırmakta güçlük çekiyorsanız Önlük meselesinin aslında ne kadar önemli olduğunu anlamış olursunuz!

 

Hastanede Doktor Önlük giyiyor. Gıda Mühendisi  Fabrikada Beyaz Önlük giyiyor. Diş Hekimi aynı şekilde önlük giyiyor. Hatta ve hatta Kasaplar dahi Mesleklerini icra ederken bunu yapıyor! Siz öğretmen olarak ben Beyaz Önlük istemiyorum dediğiniz zaman aslında Mesleki İtibarınızı zedeliyorsunuz!

 

Siz Öğretmen olarak kılık kıyafetiniz ile öğrencilerden farklı olmalısınız! Sigara içiyorsanız dahi bırakın öğrenciniz ile sigara içmeyi onların göreceği şekilde içmemelisiniz!Bakın amacımız hiçbir öğretmenimizin canını sıkmak değil!

 

Ancak, net bir tablo var ortada. Bir nesil elimizden kayıp gidiyor!

 

Yol yakın iken tedbir almazsak yarın çok geç olacak!

 

Diyebilirsiniz ki; Türk Eğitim Sisteminin Kronikleşmiş Sorunlarını bir tek Beyaz Önlük ile mi çözeceksiniz?

 

Evet ilk adımı Önlük ile atalım. Ardından yukarıda saydığım hususlar ile takip edelim! Niyetimiz Üzüm Yemek olduğu sürece sorun yoktur. Ancak sırf İdeolojik ve Siyasi Saiklerle konuşup hareket edecek olursanız emin olun sonunda elinizle düşmanlarınızı yetiştirmiş olursunuz!

 

Beyaz Önlük meselesi bir tür Önleyici Rehberlik Çalışması olarak düşünülmelidir.

 

Devletimiz Milli Eğitim Bakanlığı aracılığıyla her öğretmenimize iki adet Logolu Beyaz Önlük hediye edebilir.

 

Öğretmenlerimize değer mi değer!

 

Selam Ve Dua İle…

 

 

Adana'da Yaşayan Kadın Üniversite sınavına 4'üncü kez girdi! Oğluyla aynı bölümü kazandı

Adana'da Yaşayan Kadın Üniversite sınavına 4'üncü kez girdi! Oğluyla aynı bölümü kazandı

Adana'dan gelen kadın, 4. sınavda oğluyla aynı bölümü kazanıp Niğde'ye yerleşti

Adana Pozantı'da yaşlıları dolandırdığı iddia edilen 2 zanlıdan 1'i tutuklandı

Adana'nın Pozantı ilçesinde, kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtarak yaşlıları dolandırdıkları iddiasıyla gözaltına alınan 2 zanlıdan 1'i tutuklandı.

Adanaspor Başkanı Uğur Özdemir "“Birinci hedefim transfer tahtasını açmak”

Adanaspor'un yeni başkanı Uğur Özdemir, TSYD Adana Şubesi'nde düzenlediği basın toplantısında kulübün geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Adana'dan TÜBİTAK başarısı! Çukurova İsmail Kulak Anadolu Lisesi Türkiye ikincisi oldu

Adana'da Çukurova İsmail Kulak Anadolu Lisesi, TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarları kategorisinde Türkiye ikincisi oldu.

Adana’da sağanak hayatı felç etti! Cadde ve sokaklar göle döndü,

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün sarı kodlu uyarıda bulunduğu Adana'da sabah erken saatlerde başlayan sağanak, hayatı olumsuz etkiledi.

Adana'da ortaokulda bıçaklı saldırı: 6. sınıf öğrencisi Kız Kız arkadaşını yaraladı

Adana'da, ortaokula giden bir kız öğrenci, "Sen benim dedikodumu yaptın" diyerek yine 6. sınıfa giden kız arkadaşını evden getirdiği ekmek bıçağıyla yaraladı.

15.10.2026 ANKARA ALTILI GANYAN TAHMİNİ

ANKARA ALTILI GANYAN TAHMİNİ Bülent Çabuk

Adana-Kayseri arasını 2 saate düşürecek Proje'de önemli gelişme.

Adana’yı İç Anadolu’ya ve Kayseri’ye bağlayan, bölge halkının uzun yıllardır beklediği Kozan-Mansurlu yolunda çalışmalar devam ederken, projede önemli gelişmeler yaşandı. Kozan-Mansurlu yolunda yeni imzalar atıldı.

Müslüm Gürses’in hayatı Akademik Çalışmaya Konu oldu

Mersin Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ömer Gökhan Ulum, Müslüm Gürses’in yaşamını çocukluk travmaları, sevgi, bağlanma ve “baba” kimliği üzerinden psikobiyografik açıdan inceledi.

İsmet Atlı Karakucak Güreşleri için geri sayım başladı

Adana'nın Kozan ilçesinde, dünya şampiyonu ve merhum milli güreşçi İsmet Atlı'nın adını yaşatmak amacıyla 10. Geleneksel İsmet Atlı Karakucak Güreşleri düzenlenecek.

Adana'da Haluk Taş davasında aile, adli kontrol kararına itiraz etti "Ağabeyimi kimin öldürdüğünü bilmiyoruz”

Adana’da sopayla dövülen Haluk Taş’ın (34) ölümüne ilişkin açılan davada 2 sanıktan Bahri A.’nın (64) tutuksuz yargılanmasına aile itiraz etti.

Adana’da bir kişiden tehditle haraç aldığı öne sürülen sanığa dava

Adana’da bir kişiden tehditle haraç aldığı iddiasıyla tutuklanan sanık hakkında 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açıldı.

Adana'da biletini iade etmek isteyen yolcuya meydan dayağı: Burnu kırıldı

Adana'da otogardan satın aldığı otobüs biletini, seferin gecikmesi üzerine iade etmek isteyen yolcu saldırıya uğradı. Çıkan tartışmada yumruklanarak burnu kırılan vatandaş, darp raporu alarak şikayetçi oldu.

Adana'da Evden Hırsızlık: 10 Bin Lira ve Altın Çalan Şüpheli Tutuklandı

Adana’da yüzlerini eşarpla gizleyip, zillerine rastgele bastıkları apartmanın kapısını açtıran Kibariye Soydam (38) ile Ç.L. (17), bir daireden 10 bin lira ve çeyrek altın çaldı

14.10.2026 İSTANBUL ALTILI GANYAN TAHMİNİ

İSTANBUL ALTILI GANYAN TAHMİNİ Bülent Çabuk