Korkut Daban


ZALİMİN ZULMÜ DEVAM EDİYOR…..

ZALİMİN ZULMÜ DEVAM EDİYOR…..


                                                                                ZALİMİN ZULMÜ DEVAM EDİYOR

Yeryüzü Habil ve Kabil olayından bu yana türlü kavga ve savaşların etkisinde kalmış üstelik kahir ekseriyette Müslümanların çoğunlukta yaşadığı coğrafyalarda bu savaşlar ve zulümler günümüze kadar gelmiştir.

Her fırsatta dile getirmekte olduğumuz İbn-i Haldun’un veciz sözü Coğrafya Kaderdir ifadesi her daim kulağımızda çınlıyor ve dahası hafızamızda her geçen gün daha etkili bir şekilde yer ediniyor.

Ne hazindir ki 8 Milyar nüfusa erişen dünyanın hemen her yerinde zulme maruz bırakılan Müslüman Halklar oluyor. Bunu tesadüfle açıklamak mümkün mü?

Vahşi Batı ve onun sömürgeci düzenini oluşturan,Kapitalist uygulamaları sürekli mazlum coğrafyaları kendisine hedef edinmiştir. Bugün başta Filistin ve Doğu Türkistan olmak üzere birçok coğrafyada kendini ifşa etmektedir.

Yıllarca cahil bıraktıkları ve kölelik düzeni ile sömürgeleri altında tuttukları toplumları asla kendi başlarına hür olarak yaşamalarına müsaade etmediler.

Örneğin Birleşik Krallık yani İngiliz Sömürgesi altından çıkan birçok Asya ülkesinde savaşların ve iç çatışmaların devam ettiğine tanık oluyoruz.

Bugün Filistin’de yaşanan Soykırım başlı başına bir zulümdür. Ancak sanmayın Filistin bu zulmün yaşandığı yegane coğrafya değildir.

Emperyalist Batı, özellikle İslam nüfusunun yoğun olarak yaşandığı ülkelerden elini çekmemiştir. Buna en güzel örnek ise Bangladeş Halk Cumhuriyeti’dir.

Son olarak 1971 yılında bağımsızlığını kazanan ülke de sürekli olarak ayrımcılıklar yapılmak suretiyle deyim yerindeyse normal halkın özellikle ülke yönetiminde ve üst düzey bürokrasiden uzak tutulması sağlanmıştır.

Kota uygulaması adı altında yapılan bu zulüm nedeniyle Savaşçı Aileler haricindeki nüfusun adeta yokluk ve sefalete sürüklenmesine neden olunuyor.

Üniversiteye girişten başlayıp kamu ve özel işlerde yıllardır uygulanan kota sisteme karşı öğrenciler bu sefer tek ses oldu. Bilmeniz için ifade ediyorum ki; Bangladeş 1971 yılındaki savaşçı aileler, çocuklar, torular ve sonları için yüzde 30, Kadınlara % 10 ve diğer olmakla beraber toplamda % 56 kota sistemi uygulanıyor.

Bazı durumlarda bu kota % 62 ve bazı işlerde % 96’ye kadar çıkmaktadır. Bu şekilde nüfusun sadece % 3’ünehitap eden kısım için % 56 kota ve geri kalan % 97 genel nüfus için sadece % 44 oranında işe alımı genel halkı mağdur ediyor. Bu durum, 2018 yılındaki eylemler sonrasında kota sistemi kaldırılmıştı ancak HasinaHükümeti 2024 Temmuz ayında tekrar kota sisteminigetirdiğini duyurdu.

Kota sistem aslında bir fikirsiz, akıl yoksunu ve gerçekten uzak bilimsiz nesil yetiştirmesi için yapılmaktadır. Bunun yanı sıra son 15 senedir devam eden her türlü zulümleri de bu eylemin ana nedenidir. Son bir haftadır devam eden eylemlerde şu ana kadar 30 öğrenci hayatını kaybetti. Polis demokratik olarak tepkilerini ortaya koyan öğrencileredoğrudan ateş açtı.

Göstericilerden binlerce yaralı var ve yüz binlerce öğrenci hala sokaklarda Kota Uygulaması karşısında demokratik olarak haklarını arama mücadelesi veriyor.

Tıpkı ülkemizde olduğu gibi gelişmekte olan İslam Coğrafyalarında Ülke Yönetiminde sadece seçilmiş bazı Zümreler üzerinden hareket ediyorlar. Bu sayede Ülkeyi Ayağa kaldıracak asıl kitlelerin eğitimden ve ülke yönetiminden uzak tutulması sağlanıyor.

Batı ile uyumlu ancak kendi halkına herhangi bir faydası olmayan yönetim anlayışı bu gelişmekte olan Potansiyel Ülkelerin açlık sınırında kalmasına neden oluyor. Bugün 175 Milyon nüfusa sahip Bangladeş ekonomik olarak dünyanın en fakir ülkelerinden birisi. Asgari Ücret 105 Euro yani Türk Lirası olarak 3700 TL.

Halkın ciddi bir kısmı % 40’ı hala temiz suya ulaşamıyor. Bangladeş, Pirinç,  Hint Keneviri ve Sebze üretiminde zengin bir ülke. Dünyanın en uzun kumsallarından birine sahip muhteşem bir Coğrafya. Pembe İncisi ile mücevher yapımında zengin bir madene sahiptir.

Bangladeş adeta Uyutulan Bir Dev diyebiliriz. Adeta işlenmeyi bekleyen devasa bir maden diyebiliriz.  Sizce bu devin uyanmasını kimler istemez!

Tabi ki yıllarca bu ülkeleri sömüren Kapitalist Batıtoplumları istihbarat örgütleri sayesinde bu ve benzeri ülkeler de iç karışıklıkları sürekli olarak tetiklemektedir.

Bangladeş Halkının Kota gibi uygulamalar nedeniyle ayrıştırılmak suretiyle kendi içerisinde huzursuz bir toplum haline gelmesi sadece Emperyalist Batı Toplumuna yarar.

Bu nedenle Hasina Hükümeti tıpkı 2018’de yapmış olduğu gibi Kota Uygulamasını makul bir seviyeye çekmelidir. Bu sayede Bangladeş Halkının çoğunluğu için Kamu İstihdamı sağlanmış olacaktır.

Bizler kardeş olarak bildiğimiz Bangladeş Halkının her daim yanında olacağız. Dileğimiz odur ki en kısa sürede bu iç çatışma sona ersin ve Bangladeş Halkı huzur ve güven içerisinde yaşasın inşallah!

Selam ve dua ile... ZULMÜ DEVAM EDİYOR

Yeryüzü Habil ve Kabil olayından bu yana türlü kavga ve savaşların etkisinde kalmış üstelik kahir ekseriyette Müslümanların çoğunlukta yaşadığı coğrafyalarda bu savaşlar ve zulümler günümüze kadar gelmiştir.

Her fırsatta dile getirmekte olduğumuz İbn-i Haldun’un veciz sözü Coğrafya Kaderdir ifadesi her daim kulağımızda çınlıyor ve dahası hafızamızda her geçen gün daha etkili bir şekilde yer ediniyor.

Ne hazindir ki 8 Milyar nüfusa erişen dünyanın hemen her yerinde zulme maruz bırakılan Müslüman Halklar oluyor. Bunu tesadüfle açıklamak mümkün mü?

Vahşi Batı ve onun sömürgeci düzenini oluşturan,Kapitalist uygulamaları sürekli mazlum coğrafyaları kendisine hedef edinmiştir. Bugün başta Filistin ve Doğu Türkistan olmak üzere birçok coğrafyada kendini ifşa etmektedir.

Yıllarca cahil bıraktıkları ve kölelik düzeni ile sömürgeleri altında tuttukları toplumları asla kendi başlarına hür olarak yaşamalarına müsaade etmediler.

Örneğin Birleşik Krallık yani İngiliz Sömürgesi altından çıkan birçok Asya ülkesinde savaşların ve iç çatışmaların devam ettiğine tanık oluyoruz.

Bugün Filistin’de yaşanan Soykırım başlı başına bir zulümdür. Ancak sanmayın Filistin bu zulmün yaşandığı yegane coğrafya değildir.

Emperyalist Batı, özellikle İslam nüfusunun yoğun olarak yaşandığı ülkelerden elini çekmemiştir. Buna en güzel örnek ise Bangladeş Halk Cumhuriyeti’dir.

Son olarak 1971 yılında bağımsızlığını kazanan ülke de sürekli olarak ayrımcılıklar yapılmak suretiyle deyim yerindeyse normal halkın özellikle ülke yönetiminde ve üst düzey bürokrasiden uzak tutulması sağlanmıştır.

Kota uygulaması adı altında yapılan bu zulüm nedeniyle Savaşçı Aileler haricindeki nüfusun adeta yokluk ve sefalete sürüklenmesine neden olunuyor.

Üniversiteye girişten başlayıp kamu ve özel işlerde yıllardır uygulanan kota sisteme karşı öğrenciler bu sefer tek ses oldu. Bilmeniz için ifade ediyorum ki; Bangladeş 1971 yılındaki savaşçı aileler, çocuklar, torular ve sonları için yüzde 30, Kadınlara % 10 ve diğer olmakla beraber toplamda % 56 kota sistemi uygulanıyor.

Bazı durumlarda bu kota % 62 ve bazı işlerde % 96’ye kadar çıkmaktadır. Bu şekilde nüfusun sadece % 3’ünehitap eden kısım için % 56 kota ve geri kalan % 97 genel nüfus için sadece % 44 oranında işe alımı genel halkı mağdur ediyor. Bu durum, 2018 yılındaki eylemler sonrasında kota sistemi kaldırılmıştı ancak HasinaHükümeti 2024 Temmuz ayında tekrar kota sisteminigetirdiğini duyurdu.

Kota sistem aslında bir fikirsiz, akıl yoksunu ve gerçekten uzak bilimsiz nesil yetiştirmesi için yapılmaktadır. Bunun yanı sıra son 15 senedir devam eden her türlü zulümleri de bu eylemin ana nedenidir. Son bir haftadır devam eden eylemlerde şu ana kadar 30 öğrenci hayatını kaybetti. Polis demokratik olarak tepkilerini ortaya koyan öğrencileredoğrudan ateş açtı.

Göstericilerden binlerce yaralı var ve yüz binlerce öğrenci hala sokaklarda Kota Uygulaması karşısında demokratik olarak haklarını arama mücadelesi veriyor.

Tıpkı ülkemizde olduğu gibi gelişmekte olan İslam Coğrafyalarında Ülke Yönetiminde sadece seçilmiş bazı Zümreler üzerinden hareket ediyorlar. Bu sayede Ülkeyi Ayağa kaldıracak asıl kitlelerin eğitimden ve ülke yönetiminden uzak tutulması sağlanıyor.

Batı ile uyumlu ancak kendi halkına herhangi bir faydası olmayan yönetim anlayışı bu gelişmekte olan Potansiyel Ülkelerin açlık sınırında kalmasına neden oluyor. Bugün 175 Milyon nüfusa sahip Bangladeş ekonomik olarak dünyanın en fakir ülkelerinden birisi. Asgari Ücret 105 Euro yani Türk Lirası olarak 3700 TL.

Halkın ciddi bir kısmı % 40’ı hala temiz suya ulaşamıyor. Bangladeş, Pirinç,  Hint Keneviri ve Sebze üretiminde zengin bir ülke. Dünyanın en uzun kumsallarından birine sahip muhteşem bir Coğrafya. Pembe İncisi ile mücevher yapımında zengin bir madene sahiptir.

Bangladeş adeta Uyutulan Bir Dev diyebiliriz. Adeta işlenmeyi bekleyen devasa bir maden diyebiliriz.  Sizce bu devin uyanmasını kimler istemez!

Tabi ki yıllarca bu ülkeleri sömüren Kapitalist Batıtoplumları istihbarat örgütleri sayesinde bu ve benzeri ülkeler de iç karışıklıkları sürekli olarak tetiklemektedir.

Bangladeş Halkının Kota gibi uygulamalar nedeniyle ayrıştırılmak suretiyle kendi içerisinde huzursuz bir toplum haline gelmesi sadece Emperyalist Batı Toplumuna yarar.

Bu nedenle Hasina Hükümeti tıpkı 2018’de yapmış olduğu gibi Kota Uygulamasını makul bir seviyeye çekmelidir. Bu sayede Bangladeş Halkının çoğunluğu için Kamu İstihdamı sağlanmış olacaktır.

Bizler kardeş olarak bildiğimiz Bangladeş Halkının her daim yanında olacağız. Dileğimiz odur ki en kısa sürede bu iç çatışma sona ersin ve Bangladeş Halkı huzur ve güven içerisinde yaşasın inşallah!

Selam ve dua ile...

Adana’da engel tanımayan aşkı kaza ayırdı Oğluna kavuşamadı

Adana'da ocak ayında büyükşehir belediyesine ait otobüsün çarpması sonucu ağır yaralanan görme engelli edebiyat öğretmeni, 6 ay süren hayat mücadelesini kaybetti.

Adana'da Şikayetler Artıyor: Sinek Kabusu Erken Başladı...

Adana'da henüz haziran ayında olmamıza rağmen şehrin dört bir yanından yükselen sinek şikayetleri vatandaşları isyan etme noktasına getirdi.

Adana'dan Dünyaya Açılan Beta Enerji Halka Arz Oluyor!

Türkiye'nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, halka arz sürecini başlatıyor.

17.06.2026 İSTANBUL AT YARIŞI TAHMİNİ

İSTANBUL ALTILI GANYAN TAHMİNİ Bülent Çabuk

Adana'da Yolun karşısına geçerken iki aracın çarptığı çocuk hayatını kaybetti

Adana’da yolun karşısına geçmeye çalışırken peş peşe iki aracın altında kalan 4 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti. K

Traktörün Altında Kalan 19 Yaşındaki Tarım İşçisi Hayatını Kaybetti..

Adana’nın Ceyhan ilçesinde bir çiftlikte saman balyası taşırken traktörün altında kalan 19 yaşındaki Ahmet Ahmet, yaşamını yitirdi.

TÜBİTAK Bilim Fuarı Festivali Başladı..

Adana'da ortaokul ve lise öğrencilerinin hazırladığı projelerin sergilendiği "TÜBİTAK Bilim Fuarı Festivali"nin açılışı yapıldı.

Cezaevi önünde 2 kişiyi yaralayıp, kaçan 6 Kişi Tutuklandı

Adana’nın Ceyhan ilçesinden Osmaniye’ye geldi. 3 şüpheli cezaevi önünde karşılaştıkları Y.Ş. (34), M.R.K. (22) ve A.G.’ye (32) uzun namlulu silahlarla ateş açtı.

Adana'da bar çalışanı kadın teklifini reddedince 2 kişiyi vuran uzman çavuş tutuklandı.

Adana’da bir barın çıkışında iki çalışanı tabancayla yaraladığı öne sürülen uzman çavuş, kaçmaya çalışırken trafik polisi tarafından yakalandı.

TÜİK Açıkladı: Adana’da Araç Sayısı 1 Milyona Dayandı

TÜİK Mayıs 2026 verilerine göre Adana'da trafiğe kayıtlı motorlu taşıt sayısı 977 bin 169'a ulaştı. Kentte bir ayda 3 bin 583 yeni araç trafiğe katılırken, 20 bin 71 taşıtın devri yapıldı.

16.06.2026 ANKARA AT YARIŞI TAHMİNİ

ANKARA ALTILI GANYAN TAHMİNİ Bülent Çabuk

30 Yıl Çalıştığı Sektörü Bırakıp Dolmuş Şoför'ü Oldu...

ADANA'da Döne Dokuzoğlu (52), 30 yıl boyunca tekstil sektöründe işçi olarak çalıştıktan sonra çocukluk hayali olan dolmuş şoförlüğüne başladı.

Eğlence Çayı'nda kaybolan Ömer için arama çalışmaları kesintisiz sürüyor.

Adana'nın Karaisalı ilçesinde bulunan Eğlence Çayı'nda kaybolan Ömer Alptekin için arama çalışmaları 16 gündür kesintisiz sürüyor.

Yumurtalık'da Denize Giren 15 Yaşındaki Genç Hayatını Kaybetti

Adan’nın Yumurtalık ilçesinde ailesiyle birlikte kampa gelen ve denize giren 15 yaşındaki Mehmet Arslan boğulma tehlikesi geçirdi. Vatandaşlar tarafından sudan çıkarılarak hastaneye kaldırılan genç, tüm müdahalelere rağmen kurtarı

Salbaş Karakucak Güreşleri’nde zafer Mehmet Çelebi’nin

22. Salbaş Karakucak Güreşleri’nin finalinde Mehmet Emin Demir’i mağlup eden Mehmet Çelebi, başpehlivanlık unvanını kazandı.