Menü Adana'dan Gündeme Dair herşey..
Ünsal Özdiker

Ünsal Özdiker

Tarih: 03.07.2023 12:59

İrfan Foto hikayeleri

Facebook Twitter Linked-in

 

 

Bayram geldi ya; bizim İrfan Foto'nun Adana hikayeleri yine depreşti.

Yollamış yine bir tane; yayınlamasam olmayacak

Çünkü ben de pek keyif alıyorum, onun hikayelerini okurken.

***

Bayramın son günü idi.

Onüç-Onbeş yaşlarında 8-10 çocuk mahalleden çıktık.

Şamata yaparak Sular'a vardık.

Sular ile Ziyapaşa arası Adana Demirspor Kulübünün antrenman sahası olup; bayram günleri, çadırlar, salıncaklar buraya kurulurdu.

Bayram bitmek üzere olup, çadırlar sökülüyordu.

Biz bayram yerinin bir ucundan girip, Ziyapaşa tarafından çıkmak maksadı ile bayram yerine daldık.

Bir halkacı çadırının önüne geldiğimizde, adamın biri çadırını sökmeye çalışıyordu.

Bilmeyenler için halkacılığı anlatayım.

Bir tezğaha değişik markalarda sigaralar dizilir; müşteriler halka satın alır, bu halkaları sigaraların üzerine atarlar.

Halka sigaraya tamamen geçerse, paket onun olur.

Çığırtkanlar "Geçir geçir al" diye bağırırlardı.

Çadır da; dört direk üzerine bir kaput bezi.

Halkacılar bayram hasılatını kutlarcasına; sandıklardan oluşan yer sofrasına 'çilingir Sofrası'nı kurmuş demleniyorlardı.

Bir kişi de çadırı sökmeye çalışıyordu.

Ancak; kare şeklindeki kaput bezinin bir köşesinden yatırmaya çalıştığı için, kare parelel kenara dönüp de bezin yırtılacağı belliydi,.

Bir arkadaşımız yardım etmek amacıyla, karşı köşedeki direği tutmaya kalkışınca bez 'cart' diye yırtıldı..

İki kiş "Bıraksana lan" deyip arkadaşımızın üzerine yürüyünce, ikisini etkisiz hale getirdik.

Biz "olay kapandı" derken, bir de baktık ki; bizim mahallenin, bizden 3-5 yaş büyük delikanlıları 'bizim çocukları mı dövüyorsunuz?' deyip içki içenlere saldırmışlar ve ortalık savaş alanına dönmüş.

Sonradan öğrendiğimize göre bizimkiler halkacılara ütüzmüş, kavga için bahane arıyorlarmış.

Çadırlardan sökülen kalaslarla birbirlerine vurarak 4 kişi bizden 4 kişi de onlardan eşleşen kişile, Ziyapaşa tarafında yağmur suyundan oluşan göle girdiler.

İnsanlar karadaki kavgayı ayırdı da; göldeki kavgaya hiç kimse girmediği için, ayakta duramayacak kadar yılgın 8 kişiyi bir er ile bir trafik polisi sudan çıkardı.

Bizi hemen Yeni İstasyon Karakolu'na götürüler.

Karakol komseri; bayram yerinin kendi bölgelerinde olmadığını, şikayet için Yarbaşı Karakolu'na gitmemiz gerektiğini söylediler.

İstasyonun önündeki olayın sorumluluğunun uzaklardaki bir karakola ait oluşu bizi şaşırtmıştı.

Üstelik karakolun Karataş yolundaki Yarbaşı zannedip, hepten şaşkına dönmüştük.

Meğerse Toros Caddesinde imiş.(Sonradan şimdiki yerine taşındı)

Adamlardan birinin çene kemiği kırılmış, bizimkiler de sırra kadem basmıştı.

Karakola gittik, komiser ifademi,zi aldı.

Bizi şahit olarak yazdılar.

Adamlardan biri itiraz etti.

Abimi (Aydın Foto) göstererek "Bu beni yere yatırdı" dedi.

Komiser bir adama baktı (iri yarı), bir de abime baktı;ufak tefek "Nasıl yani?" diye sordu.

Adam hemen savunmaya geçti ve "bana Japon oyunu yaptı" dedi.

Bu olaydan sonra bizimkiler İstanbul'a, oradan da Almanya'ya kaçmışlar.

Türkiye'den giden ilk Almancılar olup; ülkeye zengin olarak döndüler.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —