NASIL BİR İL BAŞKANI OLMALI
Çocuk denilecek yaşlardan itibaren Merhum Babamın esnaf olması hasebiyle Ticaret ve Siyaset hayatının içerisinde yetişme fırsatı buldum.
Geleneksel Türk Siyaset hayatında en çok duyduğum kavramların başında hemde ilk sırada her zaman Halkla İç İçe ve İletişimi Güçlü Siyasetçilerin tercih edildiğine örnek gösterildiğine tanık oldum.
Yakın siyasi tarihte hafızalarda ve gönüllerde yer tutan siyasetçilerin bu mivalde benzer tiplerden oluştuğuna tanık oluruz.
Başta merhum Necmettin ERBAKAN ve onun ekolünün devamı diyebileceğimiz Turgut ÖZAL ve aynı Aileden Korkut ÖZAL ve Yusuf Bozkurt ÖZAL sonrasında ise Recep Tayyip ERDOĞAN her daim sahada karşılığı olan İletişim Uzmanı diyebileceğimiz örnek isimler olmuştur.
Yine Devlet Adamlığı ve Devlet Temsili konusunda Merhum Muhsin YAZICIOĞLU ve Efsane Vali Recep YAZICIOĞLU halk nezdinde gönüllere taht kurmuş isimlerdi.
Bu örneklere yine Diyarbakır’da adeta tarih yazarak bugün dahi yeni doğan çocuklara ismi verilen Merhum Emniyet Müdürü Ali Gaffar OKKAN imrenilecek derecede güzel örnek teşkil etmişlerdi.
Bu noktada Adana Yereline gelecek olursak, teşkilatlarda özellİkle Milli Görüş Ekolünden çok fazla alternatif Yönetici omadığını görebiliriz.
Aslında Adana tabanda düşünecek olursak Seçmen Profilinin siyaseten ekseriyetle Milliyetçi Muhafazakar İdeolojiye eğilimli olduğu bilinir.
Ancak son yıllarda, özellikle Başkanlık Sistemi ve ardından İttifak Yapılanma Modelleri sonrası tabanda mikro ayrışmalar oluşmuştur.
Bu durum uzun yıllardır İktidarda bulunan ve Kitle Partisi olma özelliği taşıyan AK Parti için dezavantaj oluşturmuştur. Yani sözün kısası AK Parti İl Başkanı seçerken çoğu zaman yanlış şablon ve kriterlerle İl Başkanı Tercihlerinde bulunmuştur.
Tabanda ki bu hassas ayrımları anlayabilecek, yeri geldiğinde kendi ideolojisi haricinde ki kitlelerle iletişim kurabilcek ve gnüllerine girebilecek özellikte isimler bulması gerekmektedir.
Bu ölçekte doğru İl Başkanı tercihinden uzak kalınması neticesinde AK Partinin Uzun Yıllar İktidarda bulunan güçlü yapısına rağmen, Adana Yerelinde başarılı olmasının en büyük engelini oluşturmuştur.
Özellikle her seçim sonrası Genel Merkezi ve Genel Siyaseti Seçim Kaybı için merkeze almak suretiyle yapılan Analizler sadece mazeretten öteye gitmediği gibi bir sonraki seçim dönemi için de alınması gereken tedbirlerin ve önlemlerin engellenmesine neden olmuştur.
Adana kaybedilen her seçim sonrası kendi yalanları ve bahaneleri ile kendilerini ikna etme yoluna gitmişadeta Kafalarını Kuma Gömmüşlerdir.
Tıpkı Futbolda kaybeden takımların kendileri dışında tüm faktörleri suçladığı gibi kendilerinin eleştirilere kapılarını kapatma yoluna gitmişlerdir..
Diğer önemli bir husus ise; Siyasette Etik ve Nezaket neredeyse yok denilecek seviyeye gelinmiştir.
Örneğin; özellikle başarısızlıkla geçen her yerel seçim sonunda İl Ve İlçe Teşkilatlarının nezaketen bile olsa İstifa etmeyerek sürekli Genel Merkezin kendilerini görevden azletmelerini beklemeleri ayrı bir ironi oluşturmaktadır.
Bugün gelinen noktada Adana yine yeniden bir İl Başkanı arayışı içerisine girmiştir. Ben bu satırları kaleme alırken sosyal medyada hemen alternatif isismler konuşulmaya başlamış, deyim yerindeyse Siyaset Kazanı kaynamaya başlamıştı bile!
Kmsenin haddini bilmediği, Ağzı olanın konuştuğu ve Kalemi Eline Alanın kendini Yazar ve Siyaset Bilimci gördüğü komik bir ortama tanıklık etmekteyiz.
Açıkçası AK Parti Genel Merkez Yönetimi, Adana’ya açık açık artık İl Başkanı aramadığını dile getiriyor. Yani Mealen bu satten sonra sokakta her yaş ve kesimde karşılık bulacak samimi bir İletişimci arıyor.
Adana, Teşkilat Mensuplarını ziyaret edecek değil, daha önce kapısı çalınmamış veya ihmal edilmiş insanlara el uzatacak bir Ağabey arıyor.
Öyle ya da böyle her fırsatta Üye Sayısını arttırmak için Üye Çalışmaları yerine, Şehrin Derdini belirleyip, konu ile ilgili Alternatif Projelerini Adana Halkına anlatacak bir Projeci arıyor.
Adana Resmi Bayram ve Programlarda belli bir kesimin gelip alkışladığı zerre samimiyet olmayan programlar yerine, Ekonomik Zorluklar altında canı yanan ve ezilen geniş kitlelerini, evlerinde, işyerlerinde ziyaret edecek dertlerini ve sitemlerini dinleyecek Dert Ortağı arıyor.
Adana, Halkın şikayetini dinleyecek ve onlarla oturup hemhal olacak bir Kardeş arıyor.
Eğer siz yine her zaman olduğu gibi Siyaseten Güçlü ve Nüfusu olan bir ismi İl Başkanı olarak seçerseniz!
Ki bir Adanalı olarak inşallah böylesi bir hata tekrar edilmez diyorum!
Eğer doğru şablon ve kriter ile isim seçmezseniz, Muhalefetin deyim yerindeyse berbat ve kötü olduğu, hatta can çekiştiği böyle bir dönemde dahi başarılı olmanın hayalini kuramazsınız!
Oysaki Adana Halkı Siyaseten en kolay gönlü kazanılacak ve destek alınacak Seçmen olma özelliği taşır.
Bugün Adana Yerelinde beğenmediğimiz Belediye Başkanları, hiçbir proje ve icraat yapmamalarına rağmen sadece Sokağa inerek Halkın içinde yer alıp Esnaf ile tokalaştığı için seçim kazanmışlardır.
Uzun lafın kısası Adana büyük bir fırsatın eşiğine gelmiştir. Turnikeler öncesi son çıkışta yer almaktadır.
Bir Adanalı olarak temennim odur ki inşallah doğru ve yerinde bir tercih ile Adana değişimin ve dönüşümün başlangıcı için bir miladın ilk adımına imza atacaktır.
Gelecek olan İl Başkanı kim olursa olsun herkesin arkasında durup Adana’nın kazanması ve yeniden kurulması için seferber olması boyun borcudur.
Selam ve Dua İle...